Daniel Vávra’nın Yapay Zeka Vizyonu
Daniel Vávra, Kingdom Come Deliverance 2‘nin yönetmeni, yapay zekanın “burada olduğunu ve gitmeyeceğini” savunuyor. Yapay zekayı, büyük şirketlerin parasına ihtiyaç duymadan herkesin harika işler yapabilmesi için bir fırsat olarak görüyor. Vávra, RPG’lerde, özellikle Kingdom Come Deliverance 2‘de tarihsel olarak doğru ve dinamik NPC diyaloglarının yapay zeka tarafından oluşturulma olasılığını gündeme getiriyor. Ancak, bu tür sistemlerin, oyunun dünyasına özgün bir duygu katmasını sağlayan unsurları gözden kaçırabileceğini düşünüyorum.
Vávra, sosyal medyada “Herkes yapay zekadan nefret ediyor (aslında herkes değil). Ama size bunun kaçınılmaz bir gelecekte olduğunu söyledim,” diyor. Kingdom Come Deliverance 2’yi geliştiren Warhorse Studios’un başkanı, Brandon Sanderson’ın fantasy romanı The Way of Kings‘den esinlenen ‘PJ Ace’ isimli bir AI tarafından üretilen videoyu tartışıyor.
Yapay Zeka ile Üretilen İçerik
Kendisine “AI sinemacı” diyen kullanıcı, Kuaishou’nun güncellenmiş Kling 3.0 video üretim aracını kullanarak, The Way of Kings‘in açılış sahnesinden 90 saniyelik bir fragmanı sadece iki günde hazırladıklarını belirtiyor. Sonuçları izlemek için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.
Gelişen Teknolojiler
Vávra, ortaya çıkan eserin “100% fotogerçekçi” olduğunu iddia eden üreticiyle ilgili olarak şüpheci bir tavır sergiliyor. Videoda tutarsızlıklar ve garip anormallikler bulmak pek zor olmuyor. Ancak, bu teknolojilerin sürekli olarak gelişmesi bekleniyor ve gerçekten neyin gerçek, neyin yapay olduğunu ayırt etmek giderek daha da zorlaşacak. Tüm insana ait eserlerin kusursuz olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, bu durum kaygı yaratsa da ilginç bir gelişim gösteriyor.
Vávra, AI ile yapılan içerikten etkilenmiş gibi görünüyor. “Bu, iki günde tek bir kişi tarafından yapılan bir hayran yapımı fragman. Sinema (ve oyun) endüstrisi asla aynı olmayacak. Bunu bir oyun bitişi olarak veya herkesin büyük işler yapabilmesi için bir fırsat olarak görebilirsiniz. Ama ne düşündüğünüzün pek bir önemi yok. Bu burada ve gitmeyecek,” diyor.
Sanat mı, Ürün mü?
Bir yorumcu, Vávra’ya eserini “üzerinde çalıştığınız bir sanat olarak değil, mümkün olan en kısa sürede serbest bırakmak istediğiniz bir ürün olarak mı gördüğünü” soruyor. Vávra, “Benim ‘sanatım’, düşüncelerimin somutlaşması, beynimin ellerimi yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir ürün,” yanıtını veriyor.
Bu yorum, Kingdom Come Deliverance 2 gibi yüzlerce saat elle hazırlanmış mekanlar ve etkileşimlerle dolu bir oyunun ardından geldiği için tuhaf. Yine de Vávra’nın, yapay zekayı üretim süresini kısaltmak için kullanmaktan yana olduğunu belirtmesi sürpriz değil; örneğin, KCD’nin ana karakterinin seslendirmesi için Tom McKay’in stüdyoda “500 saat” geçirdiğini vurguluyor.
Gelecekteki Oyun Deneyimleri
Bir yorumcu, “Tarihsel doğruluk için filtrelenmiş dinamik AI diyaloglarının KCD DNA’sı için mükemmel bir uyum sağlayacağını” ve NPC’lerle mikrofon kullanarak konuşabilmeyi istediğini dile getiriyor. Vávra, “Çok yakında. Ve isterseniz, muhtemelen arkaik bir dilde. Şu anda tek sınır donanım,” cevabını veriyor.
Son olarak, bazı oyunların bu reaktif diyalog teknolojisini benimsemesine rağmen, bu yaklaşım Kingdom Come Deliverance 2‘nin en büyük güçlü yönlerinden biriyle çelişiyor. Oyun, en küçük etkileşimlerde bile gerçek bir insanlık ve karakter hissi sunuyor. Ancak bunun yerini bir makinenin düşündüğü diyalogların alması, benim deneyimim açısından istenen bir şey değil. Siz bu yeni gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?


