Washington, yaz sıcaklarıyla boğuşurken, MAGA etkileyicileri asla tam anlamıyla tatile çıkamıyor. Jeffrey Epstein hakkındaki gerçeği açıklama vaadiyle kariyerlerini sürdürenlerin, politikacıları iktidara gelse de, devam eden bir sessizlikle yüzleşiyorlar. Elleri altında, dinleyicilerine sunacakları “Epstein dosyaları” olmadan yeni bir huzursuzluk büyüyor; bu, sadece bir pedofilin cinsel ticaret çetesi hakkında yapılan iddialarla sınırlı değil. Donald Trump’ın sadık destekçileri ve Epstein gerçeğini savunanlar arasındaki karmaşık çatlak artık İsrail meselesinden ayrı düşünülemez hale geldi. Günler geçtikçe, Amerikan sağında İsrail hükümetine yönelik yükselen eleştiriler giderek sesli bir şekilde dile getiriliyor; bu geçmişte düşünülmesi bile zor bir durumdu.
Özellikle bazı sağcı anti-İsrail seslerinin açık birer antisemit olduğunu belirtmek önemli. (Örneğin, beyaz ulusçusu Nick Fuentes, Holokost’u reddetmekte ve Hitler’i övmekte bulunuyor.) Bununla birlikte, İsrail’in şu anda Gazze’de uluslararası olarak popüler olmayan asimetrik bir savaşa girdiği gerçeği de var. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları arasında yer alan aç bırakma stratejisi nedeniyle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu için yürütülen bir tutuklama emri bulunmaktadır.


