Ronald Reagan döneminden bu yana, Çevre Koruma Ajansı (EPA) insani yaşamın bir değerini belirlemiştir. Uzun uzun düşündüğünüzde bu biraz kaba gelebilir ama kirlilik kontrolü için maliyet-fayda analizleri sağlamak amacıyla yapıldığı görülmektedir. Kirliliğin azaltılması insan ömrünü uzatabiliyor, bu nedenle kirliliğin azaltılmasının sağlık yararları maliyetleri aşarsa, bu azaltmalar için ekonomik bir argüman ortaya çıkmaktadır.
Her yönetim, hava kirliliğini düzenlerken insani yaşamın bir değerini göz önünde bulundurmuştur.
Trump yönetimi, New York Times’ta yer alan bir rapora göre, on yıllardır kabul edilen uygulamaların bir kenara atılmasını planlıyor. EPA, bu planları hayata geçirirse, ozon ve ince partikül madde kirliliğini düzenlerken insan sağlığının değerini dikkate almayacak.
Hava kirliliğinin riskleri, onlarca yıldır bilinmektedir; bu da EPA’nın Richard Nixon döneminde kurulmasının nedenlerinden biriydi.
Ozon ve ince partikül madde (PM2.5 olarak da bilinir) uzun zamandır kardiyovasküler hastalıklarla, örneğin astım, kalp hastalığı ve amfizem ile ilişkilendirilmiştir.
Yüksek irtifada bulunan ozon, bizi UV radyasyonundan korurken, yere yakın oluştuğunda (örneğin, otomobillerden ve enerji santrallerinden salınan azot oksitleri nedeniyle) smog oluşturabilir. Özellikle yoğun smoglu günlerde, savunmasız popülasyonlar için ölümcül olabilir.
PM2.5 ise daha sinsi bir tehlike taşımaktadır. Son araştırmalar, PM2.5’in daha geniş bir hastalık yelpazesiyle bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur; bunlar arasında Parkinson, böbrek hastalığı, Alzheimer, demans ve tip 2 diyabet bulunmaktadır. Hatta en küçük, en genç bebekler bile etkilenmektedir, çünkü bir annenin PM2.5’e maruz kalması düşük doğum ağırlığı ile ilişkilendirilmiştir. Dünya çapında yılda 10 milyon insan, ince partikül madde kirliliği nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
Bu politika değişikliği, veri merkezlerinin daha kirli enerji kaynaklarına giderek daha fazla bağımlı hale geldiği bir dönemde gerçekleşiyor. Elon Musk’ın xAI firması, örneğin, Memphis, Tennessee yakınlarındaki Colossus veri merkezini çalıştırmak için pek çok izinsiz doğalgaz türbini kullanmıştır; bu bölge, ulaşım ve sanayi kaynaklı kirlilik nedeniyle “astım başkenti” olarak tanımlanmaktadır.
ABD Ticaret Odası, Trump yönetiminin politika değişikliğini memnuniyetle karşılıyor. Ticaret Odası’nın Küresel Enerji Enstitüsü Başkanı Marty Durbin, New York Times’a verdiği demeçte, “Bu yönetimin düzenlemeleri sağduyulu bir yaklaşım ile yeniden dengeleme çabalarını takdir ediyoruz. EPA’nın teklifini inceleme fırsatını dört gözle bekliyoruz.” dedi.


