Tıpkı büyülü bir ürün gibi, TiVo, izleme alışkanlıklarımızı köklü bir şekilde değiştiren bir deneyim sunuyordu. Canlı televizyonu dondurmak, geri almak ve dilediğiniz zaman kaydedilen programlara erişmek mümkün hale gelmişti. Bu özellikler, TiVo’yu sadece bir cihaz değil, popüler bir kültür sembolü haline getirdi.
Ancak TiVo’nun başarı öyküsü, kendi başarısının bir kurbanı olmasına dönüşmeye başladı. Şirket, devrim niteliğindeki konseptini büyük bir işletmeye dönüştürmeyi başaramadı. Zamanla, izleme alışkanlıklarımızda meydana gelen değişiklikler TiVo’yu geride bıraktı. Bugün, TiVo’nun hayal ettiği dünyada yaşıyoruz, ama çoğumuz bunu TiVo olmadan yapıyoruz.
Version History‘nin ikinci sezonunun son bölümünde, TiVo’nun zekice bir girişimden Hollywood’un gözdesi haline gelmesini ve sonrasında bir lisans makinesine dönüşümünü ele alıyoruz. David Pierce, Nilay Patel ve yazar gazeteci Emily Nussbaum, TiVo’nun o zamanlarda özel kılan unsurlarını, izlediğimiz programları ve izleme şeklimizi nasıl değiştirdiğini, TiVo teknolojisinin yaygın hale gelmesinin ardından nelerin yaşandığını tartışıyor. Görünen o ki, hepimiz eski TiVo’larımızı özlüyoruz ama yakında yeni bir tane almayı planlamıyoruz.
Bu sezonun sona ermesi nedeniyle, sonraki bölüm dizisi için birkaç hafta ara veriyoruz. Her yeni bölümü ilk olarak almak istiyorsanız, Version History‘ne abone olmanın yolları mevcut:
TiVo’nun tarihini ve TV alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğini daha fazla öğrenmek ister misiniz? İşte daha fazla bilgi edinmenizi sağlayacak bağlantılar:


