Altın ve Tarihsel Performansı
Altın, 1979 yılından beri en iyi yılını geçiriyor. Bu yıl New York’ta işlem gören altın vadeli işlemleri %71 oranında bir artış göstererek 46 yılın en yüksek yıllık kazancına doğru ilerliyor. En son böyle güçlü bir yıl, Jimmy Carter’ın başkanlık yaptığı dönemde yaşanmıştı. O zamanki gibi bugün de krizler ve belirsizlikler ön planda.
Belirsizlik Dönemlerinde Güvenli Liman
Günümüzde tarife ve ticaret engelleri uluslararası ticareti çarpıtırken, Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açması, İsrail ile İran arasındaki gerginlikler ve ABD’nin Venezuela açıklarındaki petrol tankerlerini ele geçirmesi gibi olaylar yaşanıyor. Bu tür belirsizlik zamanlarında, yatırımcılar genellikle güvenli limanlar arayışına yöneliyor. Altın, bu koşullarda dayanıklı bir yatırım olarak öne çıkıyor.
“Belirsizlik küresel ekonominin belirleyici bir özelliği kalmaya devam ediyor,” diyor Joe Cavatoni, Dünya Altın Konseyi kıdemli piyasa stratejisti. Bu ortamda altın, stratejik bir çeşitlendirici ve istikrar kaynağı olarak giderek daha cazip hale geliyor.
Faiz Oranı ve Altın Fiyatları
Bazı yatırımcılar açısından altın, gelir sağlamadığı için bir dezavantaja sahip. Ancak, Federal Rezerv’in son aylarda yaptığı faiz indirimleri altın üzerine olumlu etkiler yaratıyor. Yüksek faiz oranları altın gibi sabit varlıkları daha az cazip kılarken, faiz oranlarının azalması altının değerini artırıyor.
Yılın başında altın vadeli işlemleri ons başına 2,640 dolardan işlem görüyordu. Pazartesi günü altın, 4,500 doların üzerinde bir rekor kırdı. JPMorgan Chase analistleri, fiyatların 2026 yılında 5,000 doları geçmesini bekliyor.
Merkez Bankaları ve Coğrafi Politikalar
Altının yükselişi, merkez bankalarının altın alımlarını artırmasıyla destekleniyor. Özellikle Çin’in merkez bankası, Amerikan varlıklarına olan bağımlılığı azaltma hedefiyle altın rezervlerini artırmaya odaklanmış durumda.
Bu değişim, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra belirgin hale geldi. Batılı hükümetler, Rusya’nın ABD doları cinsinden varlıklarını dondurunca, Rusya ve Çin gibi ülkeler alternatif arayışına girdi.
“Mevcut merkez bankası alım dalgası, coğrafi politiğe dayalı olarak farklı bir boyut kazanmış durumda,” diyor Saxo Bank’tan Ole Hansen. “Kamu rezervlerinin dondurulması ve küresel finans sisteminin kesilmesi, altın talebine yapısal bir element getirdi.”
Pırlanta ve Diğer Değerli Metaller
Altındaki bu artış, gümüş, platin ve paladyum gibi diğer değerli metalleri de etkiledi. Gümüş vadeli işlemleri bu yıl %146, platin vadeli işlemleri ise %150 oranında artış gösterdi. Bu metaller de yatırımcılar için giderek daha cazip hale geliyor.
‘Değerli metaller, artan belirsizlik dünyasında bir koruma aracı olarak görülüyor,” diyor Hakan Kaya, Neuberger Berman’dan portföy yöneticisi.
Altındaki bu yükselişin devam etmesi bekleniyor. Merkez bankalarının artan altın rezervleri, piyasalarda daha az altın kalması anlamına geliyor. Yatırımcıların artan talebi ile azalan arz fiyatları artırabilir. Ayrıca, hükümet borçları ve büyük bütçe açıkları gibi sorunlar da yatırımcıların altın gibi varlıklara yönelmesine neden oluyor.
“Yatırımcılar bu sorunların farkına vardıkça, altına bir güvenli liman olarak bakıyorlar,” diyor Matt Maley, Miller Tabak + Co’dan kıdemli piyasa stratejisti.


