NYPD’ye Açılan Dava: Müslüman Topluluklar Üzerindeki Gözetim İddiaları
Giriş
New Jersey’li Samir Hashmi, New York Şehir Polisi’nin (NYPD) İstihbarat Bölümü’nün kendisi ve diğer Müslüman topluluklar üzerinde gerçekleştirdiği gözetim faaliyetlerine ilişkin yeni bir dava açtı. Bu dava, NYPD’nin “camii araştırma” programının bir parçası olarak, eleştirilere maruz kalmasıyla dikkat çekiyor. Hashmi, daha önce açtığı davanın sonuçsuz kalmasının ardından, bu sefer daha dar bir çerçevede belgeler talep ediyor.
NYPD’nin Geçmişteki Gözetim Faaliyetleri
NYPD’nin, eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg döneminde uyguladığı cami gözetimi, 2011 yılında Associated Press’in yayımladığı belgelerle gün yüzüne çıkmıştı. Hashmi, o dönemde Rutgers Müslüman Öğrenci Derneği üyesiydi ve NYPD’nin birçok Müslüman organizasyonu hedef aldığını öğrendi. Bu program, 2018 yılında bir sivil haklar davasıyla sona ermiş olsa da, Hashmi hala NYPD’nin izleme faaliyetlerinin ardındaki gerçekleri açığa çıkarmak için çaba gösteriyor.
Yeni Dava ve Belge Talepleri
Hashmi, New York’taki Açık Kayıtlar Yasası (FOIL) çerçevesinde daha spesifik belgeler talep etti. Eski taleplerine göre çok daha hedefli olan bu belgeler, 2006-2008 yılları arasında NYPD’nin İstihbarat Bölümü tarafından hazırlanan haftalık istihbarat özetleri, belirli organizasyonlara dair profiller ve belirli camilere dair raporları içeriyor.
Eylemlere Rağmen Cevap Alamamak
Hashmi’nin kurduğu davanın temelinde, NYPD’nin ilk talebine yanıt olarak “Glomar” yanıtı vermesi yatıyor. Bu, NYPD’nin söz konusu belgelerin varlığını ne inkar ne de tasdik etmesine olanak tanıyan bir yöntemdir. Bu durum, birçok Müslüman toplulukta bir güvensizlik hissi yaratıyor.
Motivasyon ve Gelecek
Hashmi, bu yeni davayı açmasının arkasında kişisel bir motivasyon olduğunu belirtiyor. Babasını kaybetmenin yanı sıra, dava sürecinde birlikte hareket ettiği Harlem İmamı Talib Abdur-Rashid’in (2025 yılında vefat etti) de etkisi olduğunu ifade ediyor. Hashmi’nin amacı, NYPD’nin gözetim faaliyetlerinin halk üzerindeki etkisini açığa çıkarmak ve adalet arayışını sürdürmek.
Toplumsal Destek ve Şehir Yönetimi
Yeni seçilen Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin NYPD’nin Müslüman topluluklara yönelik gözetim politikalarına karşı aldığı tutum, Hashmi için önemli bir teşvik kaynağı olmuştur. Mamdani’nin asfalt kararları ve Jessica Tisch’i polis komiseri olarak atanması, Hashmi’yi harekete geçiren unsurlar arasında yer alıyor.
Sonuç
Hashmi’nin davası, sadece bireysel bir vakanın ötesinde, büyük bir toplumsal meseleyi temsil ediyor. NYPD’nin Müslüman topluluklar üzerindeki gözetim uygulamaları, hem hukuki hem de etik açıdan tartışma yaratmaya devam ediyor. Bu süreç, yerel yönetimin ve toplulukların haklarını savunma çabalarını da şekillendirebilir. Hem hukuki mücadele hem de toplumsal bilincin artması açısından bu dava, büyük önem taşımaktadır.
Teknoloji
US-1

