Valencia Sular Altında: Binlerce Kişi Felaketin Ardından Adalet İstiyor
Bundan yaklaşık bir yıl önce, İspanya’nın Valencia kentinde yaşanan sel felaketi, 230’dan fazla insanın hayatına mal oldu. Felaketin yıl dönümüne yaklaşırken, binlerce kişi bir araya gelerek yetkililerin yetersiz uyarı sistemini protesto etti. Protestocuların öfkesinin odak noktasında ise Bölge Başbakanı Carlos Mazón bulunuyor.
Protestoların Arka Planı: Gecikmiş Uyarılar ve Kayıp Hayatlar
Valencia’da yaşanan sel felaketi, sadece can kayıplarına neden olmakla kalmadı, aynı zamanda bölge halkının hükümete olan güvenini de derinden sarstı. Felaketin yaşandığı gün, bölgesel hükümet tarafından gönderilen acil durum uyarısı, felaket zaten yaşandıktan sonra, saat 20:10’da yapıldı. Bu durum, halkın öfkesini katlayarak artırdı, zira pek çok insan bu uyarı geldiğinde ya hayatını kaybetmiş ya da sel sularına kapılmıştı.
Başbakan Mazón’a Yönelik Tepkiler Büyüyor
Sel felaketinin ardından Valencia’da adeta bir öfke dalgası yükseldi. Halk, Bölge Başbakanı Carlos Mazón’un istifasını talep ediyor. Göstericiler, ellerinde “Mazón Hapse” yazılı pankartlar taşıyarak hükümetin felaketteki sorumluluğunu vurguluyor. Betroffeneninitiativen adlı üç farklı oluşumun düzenlediği protestolarda, Mazón’un fotoğrafının yer aldığı afişler ters çevrilerek tepki gösteriliyor.
“Gerçeği İstiyoruz”: Adalet Arayışı Devam Ediyor
Protesto organizasyonlarından birinin sözcüsü olan Mariló Gradolí, yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: “Carlos Mazón’un o gün ne yaptığını bilmek istiyoruz. Bir yıl sonra nihayet gerçeği öğrenmek istiyoruz. Bu, tüm mağdurlar için bir gereklilik, özellikle de hayatını kaybedenler için.” Gradolí, adaletin sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal boyutlarda da sağlanması gerektiğini vurguladı.
Aylık Protestolar ve Sorumluluk Reddi
Valencia’da halk, felaketin ardından bir yıldır her ay düzenli olarak protesto gösterileri düzenliyor. Ancak, tüm bu protestolara rağmen, bölgesel hükümet hala herhangi bir sorumluluk kabul etmiyor. Bir diğer sözcü Rosa Alvarez, yaşanan bu durum karşısında çaresizliğini dile getirerek “Bir yıl sonra hiçbir adım atılmamış olması çok acı verici. Protestolar yeterli değil. Başka ne yapabiliriz bilmiyorum. Şiddet bir çözüm değil” dedi.
“Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz”: Adalet Talebi Yükseliyor
Protestolara katılan bir kadın, felaketin önlenebilir olduğunu savunarak, “Cheste’de yaşıyorum. 29 Ekim’de, bir yıl önce, Rambla del Poyo nehri sabah saat 11’de zaten suyla doluydu. Ve bölgesel hükümet hiçbir şeyden haberi olmadığını iddia ediyor” dedi. Aynı protestocu, Carlos Mazón’un istifasını talep ederek, “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz. Adalet istiyoruz” şeklinde konuştu.
Hava Durumu Uyarılarına Rağmen Harekete Geçilmemesi
Daha da vahim olan durum, hava durumu servislerinin, felaketten günler önce şiddetli yağışlar konusunda uyarıda bulunmuş olması ve felaket günü sabahı erken saatlerde bölge için kırmızı alarm verilmiş olması. Ancak, Başbakan Mazón’un o gün uzun bir öğle yemeğine gittiği ve akşam saatlerine kadar hükümet merkezinde görülmediği iddia ediliyor.
“Carlos Mazón Utanç Verici Bir Politikacı”: Halkın Güveni Sarsıldı
Protestolara katılan Mila Tamarit, bölgesel hükümetin kendilerini tamamen yüzüstü bıraktığını belirterek, “Bu kadar çok ölüm ve bu kadar çok acı yaşandı. Ve sonrasında yetkililer bir özür bile dilemedi” dedi. Tamarit, yeni seçimler ve yeni bir başbakan talep ederek, “Carlos Mazón utanç verici bir politikacı, istifa etmeyi reddediyor. Biz bu hükümeti istemiyoruz” şeklinde konuştu.
İklim Değişikliğinin Rolü
Bilim insanları, iklim değişikliği ile birlikte Akdeniz’in daha erken ısındığını ve bu durumun sonbahar fırtınalarını şiddetlendirdiğini belirtiyor. Bu durum, Valencia’da yaşayanlar için endişe verici bir durum yaratıyor.
Gelecek Korkusu: Yeni Bir Felaket Beklentisi
Protestocular, gelecekte benzer felaketlerin yaşanmasından endişe duyuyor. Demonstrantin Tamarit, “Gökyüzünde her bulutu gördüğümde karnıma ağrılar giriyor. İki hafta önce kırmızı alarm verildi. Birçok insan gergin. Bu sefer çoğunlukla deniz üzerindeydi. Ama eğer dağlarda tekrar yağmur yağarsa, yine sular altında kalacağız. Umarım o zaman daha erken uyarılırız” dedi.


