Yaşlanma üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Dr. Steven Austad, sağlıklı yaşlanma üzerine bir sivil toplum kuruluşunun bilimsel direktörüdür. Kendisi, sağlıklı bir yaşam süresini uzatmakla çok da ilgilenmediğini belirtiyor. “Hayatımın büyük bir kısmını aslan eğiterek geçirdim,” diyor Austad. “Uzun süre yaşama düşüncesiyle yola çıkacak biri değildim.”
Austad, Amerikan Yaşlanma Araştırmaları Federasyonu’nda çalışmadan önce, Venezuela ve Doğu Afrika gibi bölgelerde saha çalışmaları yapan bir biyologdu. Yaşlanma araştırmalarına olan ilgisi, sonsuz yaşamın sırlarını çözmek değil, sağlıklı hücrelerin neden yaşlandığını anlamaktı. Alanına girdiği dönemde birçok araştırmacının aynı soruyu sorduğunu, ancak kendi yaşam sürelerini uzatmaya motivasyonlu olmadıklarını ifade ediyor.
Son yıllarda, daha fazla insan anti-aging trendlerine yönelmekte. Ancak Austad, bu trendlerin sıklıkla şüpheli bilimsel verilerle desteklendiğini düşünüyor. “Tam anlamıyla bir jinko-bilgi kaynağına dönüşmemek için günde bir saat hiperbarik odada kalanlardan değilim,” diyor. Bunun yerine, sağlıklı bir yaşam sürdüğünü, yıllarını sahada geçirdiği halde oldukça sağlıklı olduğunu ifade ediyor.
Austad, yıllardır uyguladığı bazı basit ancak etkili uzun ömür alışkanlıklarını paylaşıyor. Bu alışkanlıkların hem bilimsel olarak desteklendiğini hem de “annemin bana söylediği şeyler” olduğunu vurguluyor.
Yavaşlamadan Egzersiz Yapıyor
Austad, saha biyologu olarak Papua Yeni Gine’ye gittiğinde bir dağın zirvesine tırmanmak zorunda kalmış. Köyün lideri, Austad’ın çantasını 12 yaşındaki kızıma taşıttığını çünkü Austad’ın onları “ağırlaştıracağını” söylemiş. İlk başta bu duruma kızmış, ancak bir saat sonra yükten kurtulmasına seviniyor. Kızın fitliği, kendisi için bir ilham kaynağı olmuş.
Bu tür deneyimler, onun ağırlıklı olarak ciddi egzersiz yapma motivasyonunun temel sebeplerinden biri haline gelmiş. “Aslında bir spor salonu canavarıyım,” diyor Austad. Eski bir aslan yarası nedeniyle bisiklet sürerek kardiyo yapıyor ve haftanın neredeyse her günü kas geliştirme eğitimi alıyor. “Günde bir ila iki saat spor yapıyorum,” diye ekliyor. “Bu, akademik bir kişi için büyük bir sorumluluk.” Egzersiz yaparken ekstrem derecede yorgun olmanın kendisi için özel bir zevk olduğunu ifade ediyor.
Araştırmaların gösterdiği gibi, egzersiz sağlığa pek çok fayda sağlıyor. Austad, egzersizin kalp, akciğer, kas ve kemik sağlığına olumlu etkisinin yanı sıra, bilişsel ve bağışıklık sistemine olan faydalarının da artık bilindiğini söylüyor. Özellikle iyi bir uyku almak için bu alışkanlıklarını sürdürdüğünü ekliyor. “Fiziksel olarak kendimi yorgun düşürmezsem, iyi uyuyamam,” diyor.
Günlük İki Öğünle Yetiniyor
Austad, zaman sınırlı yeme tarzını, yani aralıklı oruç uygulamasını, popüler olmadan önce benimsemiş. Sabah 11 civarı geç bir kahvaltı yapıyor, öğle yemeğini atlayarak akşam 6 veya 7 civarı akşam yemeğiyle günü tamamlıyor. “Bu tür beslenme düzeninin sağlık faydaları olduğunu gördüğümde, neden daha önce bunun farkına varmadım diye düşündüm,” diyor.
Aralıklı oruç programları farklılık gösterebiliyor ve bazı çalışmalar gereksiz riskler taşıyabileceğini öne sürüyor. Austad’ın yeme düzeni, vücudunun biyolojik ritmiyle uyumlu, bu da metabolizma sağlığını iyileştiriyor.
Austad, Akdeniz diyetiyle besleniyor; balık, meyve ve sebzeleri bolca tüketiyor, kırmızı eti azaltıyor. Ancak bu konuda takıntılı olmadığını belirtiyor. Bir kalori kısıtlama konferansında katıldığı davetin sağlıklı besinlerle düzenlendiğinden bahsediyor. “Hediyelik yiyeceklerin çoğu yapraksal malzemeler ve sıfır kalori soslardan oluşuyordu. Bu da sağlıklı olsa bile, benim için aşırı kaçıyor,” diyor.
Austad’ın yaklaşımı, sağlıklı yaşlanma araştırmalarında sunmuş olduğu değerli bakış açıları ve kişisel deneyimleriyle birçok insana ilham verebilir. Onun ilişkisi spor, beslenme ve genel yaşam tarzıyla, sağlıklı bir yaşam sürme konusunda önemli dersler barındırıyor. Bireyler, bu alışkanlıkları hayatlarına entegre ederek daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebilirler.


