H-1B Vizesi ve Artan Ücretler: Teknoloji Sektörünün Geleceği
Amr Awadallah, AI girişimi Vectara’nın kurucusu, H-1B vizesi programında yapılan değişiklikleri duyduğunda iki düşüce hissetti: birincisi, bu duruma şaşırmadı; ikincisi ise, oldukça üzüldü. H-1B vizesinin başvuru ücretinin 100,000 dolara yükselmesi, birçok girişim için büyük bir engel oluşturacak. “Bu ücreti ödeyemem,” diyor Awadallah. H-1B vizesine sahip yalnızca bir çalışana sahip olan Awadallah, yeni ücretlerin birçok küçük işletmeyi, uluslararası yetenekleri işe almanın önünde büyük bir engel olarak karşılarına çıkaracağını düşünüyor.
H-1B vizesi, şirketlerin IT ve mühendislik gibi alanlarda dünya çapında kalifiye yetenekleri işe almasını sağlamak amacıyla oluşturulmuş. Eski ABD Başkanı Donald Trump, vize başvuru ücretlerinin 2,000 – 5,000$’dan 100,000$’a yükseldiğini duyurduğunda, bu durumun özellikle yeni vize uygulamaları için olumsuz etkiler doğuracağını ifade etti.
Göçmenlik konusu, Trump’ın 2016 kampanyasından beri gündeminde olan bir mesele. Trump, şirketlerin H-1B vizesini kullanarak ABD vatandaşı işçilerin işlerini aldığını öne sürdü. H-1B vizesine karşı çıkanlar, bu vizenin multibilyon dolarlık işletmeleri yöneten kişileri ABD’ye getirdiğini belirtiyor. Örneğin, Sundar Pichai (Google), Satya Nadella (Microsoft) gibi isimler H-1B vizesi geçmişine sahip.
Teknoloji Sektörüne Yıllık 5.5 Milyar Dolarlık Maliyet
ABD’de H-1B vizesi ile yaşayan 700,000’den fazla insan var ve bu kişilerin 500,000’den fazla bağımlısı bulunuyor. H-1B vizesinin en büyük alıcıları arasında Hintliler yer alırken, onları Çin ve diğer ülkeler takip ediyor. Her yıl yalnızca 85,000 yeni H-1B vizesi verilmektedir ve bu vizeye başvuru süreci Mart ayında bir piyango ile belirleniyor.
Teknoloji şirketleri, yıllardır H-1B vizesi kontenjanlarının artırılması için lobi yapıyor. Ancak eleştirmenler, bu şirketlerin H-1B vizesi sahiplerini, daha düşük maaşlar ile ABD iş gücünün yerini almak için kullandığını öne sürüyor. Bakanlık, bu değişikliği bir “ulusal çıkar” meselesi olarak savunuyor ancak birçok girişimci, yabancı yeteneklerin ülkeye getirilmesinin ABD’nin güvenliği için önemli olduğunu ifade ediyor.
Yeni başvurularda sahip olunacak H-1B vizesi ücretlerinin 5.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. DesignRush tarafından paylaşılan verilere göre, mevcut maliyetler 200 milyon ila 400 milyon dolar arasında değişirken, yeni düzenlemenin ardından bu maliyetin büyük bir yük haline geleceği tahmin ediliyor.
Yabancı Yeteneklere Yönelik Olumsuz Mesaj
Silicon Valley’deki girişimciler, ABD’de teknik yetenek açığı olduğunu belirtirken, birçok startup uluslararası yetenek arayışında. Brian Sathianathan, AI şirketi Iterate’in kurucu ortağı, H-1B vizesi ile çalışanları olduğunu belirtiyor ve bu vizenin önceki girişimi için büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Yüksek ücretler yüzünden önümüzdeki süreçte H-1B vizesi ile çalışmanın zorlaşacağını dile getiriyor.
İş dünyasında bir diğer yorumcu olan Hemant Mohapatra, 15 yılı aşkın süre H-1B vizesi kullandığını belirtiyor. Bu şartların yaratacağı engeller, ABD’deki startup ekosisteminde bir yenilik açığına neden olabileceğini ifade ediyor.
Jeffrey Wang, AI şirketi Exa.ai’nin kurucu ortağı, H-1B vizesinin önemi nedeniyle endişeli. Ebeveynleri bu vize ile ABD’ye gelirken, günümüzdeki şartların bu tür fırsatları ortadan kaldıracağını düşünüyor.
Girişimler Yeni Çözümler Arıyor
ABD’deki girişimler şu anda alternatif çözümler aramaya başladı. Bazı girişimciler, H-1B vizesi için istisnalar talep ediyor. Aynı zamanda, visa danışmanlık şirketleri, H-1B vizesine alternatif olarak O-1 ya da EB-1A gibi diğer visa seçeneklerini araştırmaya yönlendirmekte.
Jack Thorogood, şirketinin izlediği gelişmelere göre, ABD şirketlerinin uluslararası uzaktan çalışma olanaklarını incelemede %50’lik bir artış yaşandığını belirtti. Thorogood, H-1B vizesi ile istihdam edilen bir çalışanın, uluslararası alanda 20 uzaktan çalışan istihdam etme maliyetine eşdeğer olduğunu vurguladı.
Kanada, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, bu bağlamda hızla büyüyen teknoloji merkezleri haline gelerek, ABD’nin uluslararası yetenek havuzundan nasıl faydalandığını gösteriyor. Bu durum, ABD’nin yeni vizeleri ile birlikte daha da zorlu hale gelen rekabet ortamında, yabancı yetenekleri çekmeye yönelik bir tehdit oluşturuyor.
Sonuç itibarıyla, bu yeni gelişmeler, ABD’deki teknoloji sektörünün geleceği açısından kaygı verici bir tablo sunmakta. H-1B vizesinin yüksek maliyetler yaratması, sadece küçük girişimlerin değil, genel olarak yenilikçi düşüncenin ve rekabetin de olumsuz etkilenmesine yol açabilir.


