Microsoft’un Windows 10 Kullanıcılarına Ücretsiz Güvenlik Güncellemeleri Sunma Kararı
Microsoft’un Avrupa Ekonomik Alanı (EEA), yani İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve Avrupa Birliği üyesi 27 ülke için Windows 10 kullanıcılarına ücretsiz genişletilmiş güvenlik güncellemeleri sunacağı duyuruldu. Bu gelişme, teknoloji devinin Haziran ayında yaptığı açıklamanın ardından geldi. O açıklamada, kullanıcıların Extended Security Updates (ESU) programına ek bir ücret ödemeden katılabilecekleri belirtilmişti. Kullanıcılar, Microsoft Rewards puanlarını kullanarak ya da Windows Backup özelliğini etkinleştirerek bu programdan faydalanabilecekler.
Euroconsumers’dan Gelen Baskı
Bu kararın arkasında, 1.5 milyon hanelik bir tüketici tabanını temsil eden ve Lüksemburg merkezli büyük bir tüketici koruma kuruluşu olan Euroconsumers’ın baskısı yer alıyor. Euroconsumers, Microsoft’a yazdığı mektupta, Windows 10 kullanıcılarının ücretsiz genişletilmiş güvenlik güncellemesi alacak olmasından memnuniyet duyduklarını belirtirken, bu seçeneğin kullanıcıların ayarlarını, uygulamalarını veya kimlik bilgilerini yedeklemesini gerektirmeyecek olmasının da önemini vurguladı.
Euroconsumers ayrıca, Microsoft’tan Windows 10’un destek son tarihi olan 14 Ekim 2025 tarihini ertelemesini talep etti. Kuruluş, Windows 7 ve Windows XP gibi önceki versiyonların, Windows 8 ve Windows Vista’nın piyasaya sürülmesinden sonra yedi yıl boyunca desteklendiğine dikkat çekti.
Microsoft’un Açıklamaları
BleepingComputer’ın yaptığı bir isteğe Microsoft’tan henüz bir yanıt alınamadı. Ancak Redmond merkezli bir sözcü, Windows Central ile paylaştığı bir açıklamada, bu kararın Avrupa Ekonomik Alanı’nda yerel beklentilere uygun bir kayıt süreci oluşturma amacına hizmet ettiğini belirtti. Microsoft, “Müşterilerimizi desteklemek ve Windows 11’e geçiş süreçlerinde kesintisiz güvenlik güncellemeleri sağlamaya devam etmek istiyoruz,” dedi.
Microsoft, Windows 10’un destek süresinin sona ermesiyle birlikte, yeni keşfedilen güvenlik açıklarını gidermek için hata düzeltmeleri ve güncellemeler sağlamayı durduracak. Bu, güncellenmemiş sistemlerin saldırılara ve kötü amaçlı yazılımlara maruz kalmasına neden olabilecektir.
Windows 10’dan Windows 11’e Geçiş
Microsoft, iki hafta önce Windows 10 kullanıcılarına, uygun sistemleri Windows 11’e yükseltmeleri veya Windows 365 üzerinden bulut tabanlı Windows 11’e geçmeleri gerektiğini belirtmişti. Böylelikle cihazlarının hata düzeltmeleri ve güvenlik güncellemelerini almaya devam edebilecekler. Kullanıcılar, ESU programına kaydolarak Windows 11’e geçişlerini erteleyebilirler. Bu program, ev kullanıcıları için yıllık 30 USD, işletme müşterileri için ise her cihaz için 61 USD ücretle sunulmaktadır. Ancak, Windows Backup’ı etkinleştiren ev kullanıcıları için bu program ücretsizdir.
Windows 11’in Yükselişi
Statcounter Global Stats verilerine göre, Windows 11, yayınlandıktan yaklaşık bir yıl sonra Windows 10’un kurulum sayısını geçti. Şu an tüm Windows sistemlerinin %49’undan fazlası Windows 11 ile çalışırken, Windows 10’un kullanımı ise %45 civarındadır. Ayrıca, 2025 yılının Ağustos ayı itibarıyla, Steam’in Donanım ve Yazılım Anketi, oyuncuların %60’ının Windows 11 kullandığını, %35’inin ise Windows 10 ile devam ettiğini göstermektedir.
Farkındalık ve Kullanıcı Hakları
Bu gelişmeler, tüketicilerin haklarının ve güvenliğinin korunmasının önemini tekrar gündeme getiriyor. Özellikle güvenlik güncellemeleri gibi temel hizmetlere erişimin, kullanıcıların kişisel verilerinin korunması açısından kritik olduğu düşünülmektedir. Euroconsumers gibi kuruluşların baskıları, büyük teknoloji firmalarını daha dikkatli ve kullanıcı dostu kararlar almaya yönlendirmektedir.
Microsoft’un bu yeni politika değişikliği ile birlikte, kullanıcıların haklarının daha da korunması ve güvenlik açıklarının en aza indirilmesi hedefleniyor. Kullanıcıların bu değişikliklere nasıl adapte olacağı ise zamanla anlaşılacak bir durumdur.
Bu bağlamda, Microsoft’un sunduğu yeni seçeneklerin kullanıcı deneyimini nasıl etkileyeceği ve Microsoft’un gelecekteki adımlarının ne olacağı merak konusu. Teknoloji dünyasında değişim kaçınılmazdır ve bu tür gelişmeler, ilerleyen dönemlerde daha fazla tüketici hakları odaklı düzenlemelerin önünü açabilir.


