“This Is Not a Drill”: Belgesel İncelemesi
Oren Jacoby tarafından yönetilen “This Is Not a Drill”, çevre aktivizmi üzerine dökümanter bir film olarak izleyiciye sunuluyor. Film, Telluride Film Festivali‘nde gösterilecekti ancak planlanan tarihte vizyona girmedi. Bu, belgeselin hikayesinin ilham verici yanlarını daha da belirgin hale getiriyor. Kentleşme ve büyük petrol şirketlerinin etkisi gibi meselelerin ele alındığı bu belgesel, izleyicilerine cesaret veriyor, ancak filmde ortaya konan hikayelerin taşıdığı zorluklar da göz ardı edilemiyor.
Çevre Aktivizmi ve Kahramanlar
Belgesel, 2020’lerin başlarında geçen üç ana karakteri tanıtarak başlıyor. İlk olarak, Justin J. Pearson’dan bahsetmek gerek. Memphis’te yaşayan genç bir üniversite mezunu olan Justin, yağ şirketinin tarihi bir yapının altından bir boru hattı geçirmeyi planladığını öğrendiğinde, aktivizme yöneliyor. Toplumsal adalet ve çevresel eşitlik konularına duyduğu inançla bir koalisyon kuruyor ve çevresel ırkçılığa karşı mücadele ediyor.
Bir diğer kahraman, Roishetta Ozane. Altı çocuk annesi olan Roishetta, Louisiana’ya taşındıktan sonra karşılaştığı yıkıcı kasırgalarla mücadele etmek zorunda kaldı. Bu süreçte, arka bahçesindeki petrol rafinerileri ile ortaya çıkan iklim değişikliği arasındaki bağlantıları araştırmaya başlıyor. Roishetta’nın hikayesi, bireyin farkındalığını artırarak yaşadığı çevreye karşı duyarlı bir toplum oluşturma çabasını gösteriyor.
Son olarak, Sharon Wilson adlı karakter, petrol endüstrisinde çalıştıktan sonra fracking ile karşı karşıya kalıyor. Su borularından çıkan siyah suyu gördüğünde, kendisini bu durumu belgelemeye ve insanları bilgilendirmeye adamaya karar veriyor. Bu üç karakter, farklı çeşitlilikte aktivizm yürütmelerine rağmen, ortak bir hedefe ulaşmaya çalışıyorlar.
Yapısal Zorluklar ve Eleştiriler
Belgeselin yapısı, izleyici açısından bazı problemler taşıyor. Karakterlerin hikayeleri birbiriyle dolaylı olarak kesişiyor ama doğrudan etkileşimleri sınırlı kalıyor. Bu da belgeselin genel akışını zayıflatıyor ve bir bütünlük oluşturmakta zorluk yaşatıyor. Üç ana karakterin öyküleri, aktivizm içinde farklı yönlere odaklanıyor. Justin’in çalışmaları çevresel ırkçılıkla ilgiliyken, Roishetta iklim değişikliğine odaklanıyor ve Sharon, endüstri karşıtı aktivizmin bir sembolü haline geliyor. Bu farklılıklar, belgeselin bir bütün oluşturmasını engelliyor.
Jacoby, hikayenin derinliğini artırmak için Rockefeller ailesine ait bir grup varisi tanıtıyor. Ancak bu karakterler, belgeselde yeterince derin bir şekilde işlenmiyor. İzleyici, onların hikayeleriyle bağlantı kurmada zorluk çekiyor. Bu durum, filmdeki ana karakterlerin, hikâyenin merkezinde kalmalarına engel oluyor.
İlk Duygular ve Umut
“This Is Not a Drill”, izleyiciye umut dolu bir mesaj vermek istiyor. Ancak, belgeselin sonunda yer alan altyazılar ve Al Gore’un belgeselde yer alması, izleyiciyi daha önce aktarılan mesajların yeterince derin olamadığına dair düşüncelere yöneltiyor. Al Gore’un katılımı, belgeselin ana mesajını güçlendirmiyor, hatta belgeselin özünü zayıflatıyor.
Belgeselin en büyük sorunlarından biri, 2025 yılına dair bildiğimiz deregülasyon realiteleri ile başa çıkamaması. Bu durum, belgeselin uygulanabilirliğini sorgulatıyor ve izleyicinin kafasında belirsizlik bırakıyor.
Sonuç Olarak Ne Çıkar?
“This Is Not a Drill” belgeseli, üç cesur karakterin hikayesini sunarak çevresel meselelere dikkat çekiyor. Ancak belgeselin yapısal eksiklikleri, izleyiciye ulaşmada zorluk çıkarıyor. Duygusal bir öykü sunmasına rağmen, gelişimi ve anlatımı yeterince derin değil. Yine de, bu belgesel, insanları çevresel adalet konularında harekete geçmeye teşvik ediyor. Umut dolu bir bakış açısıyla, izleyiciyi mevcut durum hakkında düşünmeye ve eyleme geçmeye çağırıyor, ancak belgeselin dönüşüme katkı sağlama kapasitesi, daha derin içeriklere ihtiyaç duyuyor.


