Ericsson’ın CEO’su Börje Ekholm ve Amerika’nın Telecom Sektörü
Ericsson CEO’su Börje Ekholm, Amerika’nın telecom endüstrisinin mevcut durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ericsson’un ağ ürünleri, dünya genelinde 170’den fazla ülkede satılmasına rağmen, CEO Ekholm, Amerika’nın Ericsson için en önemli pazar olduğunu belirtti. “Bu büyük bir pazar, aynı zamanda öncü müşterilere de sahip,” dedi. İnovasyonda lider olmak istediklerini ifade ederek, öncü müşterilerle çalışma ihtiyacının altını çizdi.
5G Standalone Konusundaki İlerleme
Ekholm, 5G Standalone (SA) konusunda Çin’in Amerika’nın oldukça önünde olduğunu vurguladı. Verizon ile iş birliği yapan Ericsson, Amerika’daki en büyük operatör olup, aynı zamanda Samsung ile de ağlarını kurmaktadır. AT&T, Ericsson’u Open RAN ağları için ana tedarikçi olarak kullanırken, T-Mobile hem Ericsson hem de Nokia ile birlikte çalışmaktadır. Ekholm, Amerika’nın 5G SA ağlarının kullanımı açısından Çin’in gerisinde kaldığını belirtti. 5G Standalone ağları, baştan 5G kullanımı için inşa edilmiş ve bir 5G çekirdeğine sahip ağlardır.
5G Standalone ağları, daha düşük gecikme süresi sunar ve ağ dilimleme (network slicing) için kullanılabilir. Bu, ağın sanal olarak bireysel dilimlere kesilmesine olanak tanır ve her bir müşterinin istediği gecikme, güvenilirlik ve hız optimizasyonları için uyarlanabilir. Ekholm, Çin’in dünya genelinde önde gelen 5G SA ağını kurduğunu, yaklaşık 4 milyon 5G SA baz istasyonu kurduğunu ifade etti. Amerika’daki 5G SA ağlarının inşa edilmesindeki gecikmelerin problem olduğunu sözlerine ekledi. T-Mobile’ın, ülke genelinde 5G SA ağını kullanıma sunduğunu duyurmak dışında, diğer operatörlerin bu konuda bir ilerleme kaydetmediklerinin de altını çizdi.
Spektrum Yönetimi ve Önemi
Spektrum konusuna değinen Ekholm, Amerika’nın tarihinde spektrum liderlerinden biri olduğunu belirtti. 4G örneğini veren CEO, Amerika’nın 4G yönetiminin oldukça başarılı olduğunu ve bu durumun Amerika’yı platform şirketleri açısından öncü hale getirdiğini ifade etti. 6G‘de aynı başarının tekrarlanmasının önemli olduğunu vurguladı. Ekholm, spektrum lisanslarının önemine de dikkat çekti. Lisanslama gerektiren spektrum, kablosuz firmaların büyük miktarlarda para harcamasını gerektirse de, lisanssız spektrumun yaratabileceği parazit ve kesintileri önlemenin mümkün olacağını söyledi.
Yapay Zeka ve Telekomünikasyon Sektörü
Ekholm, yapay zekanın, hem şirket için hem de toplum için en temel teknolojilerden biri olduğunu belirtti. “Yapay zeka belki de gördüğümüz en temel teknoloji,” dedi. Kullanıcıların bu teknolojinin bir hype olup olmadığı konusunda tartışabileceğini belirtse de, kendisinin internetin de başlangıçta bir hype olarak görüldüğünü hatırlattı. 25 yıl sonra internetin etkisinin çok daha büyük olduğuna dikkat çekti. Ekholm, “Lisanslı spektrum gerçekten gerekli. Lisanstsız yapmanız çok zor çünkü ne tür cihazların devreye gireceğini bilemezsiniz,” ifadelerini kullandı. Otonom araçlar veya robotlar gibi bağlantıya bağımlı cihazların güvenilir bir şekilde çalışabilmesi için bu tür bir spektrum gereklidir.
EchoStar ve Amerika’nın Dört Büyük Operatörü Olma Şansı
CEO, EchoStar ve onun bünyesindeki Boost Mobile hakkında sorulan sorulara da yanıt verdi. EchoStar’ın denizlerdeki dördüncü tesis tabanlı operatör olma şansı üzerinde durarak, “Bunu yorumlamak zor,” dedi. Ekholm, çoğu büyük pazarın üç ila dört operatöre sahip olduğunu ve Amerika’nın zaten üç oldukça büyük operatörle dolu olduğunu söyledi. EchoStar’ın, pazarda fark yaratması gerektiğine değinerek, geçmişte T-Mobile’ın eski CEO’su John Legere’nin izlediği başarılı stratejileri örnek verdi.
Sonuç olarak, Ekholm, yapay zekanın kablosuz network alanındaki etkisinin hissedilmeye başladığını, spektrum verimliliğinde bile AI ile %10 daha fazla verim elde etmenin mümkün olduğunu vurguladı. Bu, şirkette operasyonların temelden değişmesini sağlayacak bir etki yaratacaktır. Yapay zeka, sektör oyuncuları arasında bazı iş kayıplarına yol açsa da, aynı zamanda yeni iş kategorilerinin ortaya çıkmasına da yol açacaktır.


