Güvenlikte Beslenme Sorunu: Veri Temelli Yaklaşımlar
Güvenlik operasyon merkezleri (SOC), son yıllarda yapay zeka (AI) ve otomatik yanıt sistemlerine büyük yatırımlar yapmaktadır. Ancak, bu karmaşık araçları çalıştırmak için kullanılan veri kaynaklarının kalitesi tartışmasız önemlidir. Bir triatletin en iyi ekipmana sahip olması gibi, güvenlik uzmanlarının da son teknoloji ürünleriyle donanmış olmaları, güçlü bir temel veriye sahip olmadıklarında yeterli olmayacaktır.
Tirol yapılayan bir triatlet, mükemmel bir bisiklet ve özel tasarım bir wetsuit ile donanmış olsa da, bu teçhizat işlevsel değilse, performansı olumsuz etkilenir. Bu noktada, triatletlerin beslenmeyi dördüncü bir disiplin olarak görmesi önemlidir; bu, başarılı bir performansı belirleyebilir. SOC’lerde de benzer bir durumu görmekteyiz. Yeni nesil sistemler, eski veri akışları ile çalışıldığında, gerçek potansiyellerinin altında kalmaktadır.
Eski Veri Altyapısının Gizli Maliyeti
Güvenlik uzmanları, eski veri altyapılarının yarattığı “veri borcu” ile başa çıkmak zorunda kalıyorlar. Veri borcu, makine öğrenimi sistemi için uygun olmayan temel konstruklar üzerinde einşişver olmak zorunda kalmaktan kaynaklanan maliyetlerdir. Geleneksel güvenlik veri kaynakları genellikle eksik ve yetersiz bilgilerle doludur. Örneğin:
- Kısıtlı Uç Nokta Kayıtları: Olayları kaydeder, fakat davranışsal bağlamı yakalayamaz.
- Alerte Dayalı Veri Akışları: Sadece bir şeylerin olduğunu söyler, detayları içermez.
- Silo Halindeki Veriler: Çeşitli sistemler arasında korelasyon oluşturmaz.
- Reaktif Göstergeler: Zarar oluşmadan önce devreye girmeyen göstergeler.
- Yapısal Olmayan Formatlar: AI modellerinin analiz etmesi için gereken ön işleme gerektirir.
Saldırganlar Zaten Performans Artırıcı Kullanıyor
Güvenlik savunucuları, araştırma ve keşif süreçlerini hızlandırmak için AI kullanırken, bunun tam tersi bir durumla karşılaşmaktadır. Saldırganlar, eski verilerle beslenen savunma sistemlerine karşı daha etkili ve hızlı saldırı stratejileri geliştirmiştir. Özellikle:
- Otomatize Edilmiş Keşif: Saldırganlar, istihbaratı otomatikleşmiş bir şekilde toplayarak daha hedefli saldırılar düzenliyor.
- Saldırı Maliyeti: Saldırı başına maliyeti azaltarak, olası tehdit hacmini artırıyor.
- Kişiselleştirilmiş Yaklaşımlar: AI destekli istihbaratlar kullanarak daha spesifik saldırılar gerçekleştiriyor.
Güvenlik ekipleri, 90’ların sonundaki bilgilerle modern saldırganlığın üstesinden gelmeye çalışırken, aradaki fark her geçen gün daha da açılmaktadır. Düşük kaliteli veriler, tespit hızını yavaşlatmakla kalmaz; aynı zamanda AI güvenlik araçlarının etkinliğini de zayıflatır.
AI-Yeterli Veri: SOC’lerin İhtiyacı Olan Performans Artışı
Çözüm, güvenlik veri mimarisini yeniden tasarlamak ve AI modellerinin etkin biçimde çalışması için gerekli olan “AI-yeterli” veriyi sağlamaktır. AI-yeterli veriler, elite triatletlerin kullanmakta olduğu kapsamlı performans ölçümlerine benzer özellikler taşır. Örneğin:
- Ağ Telemetresi: Şifrelemeden önce görünürlüğü sağlar.
- Kapsamlı Metadata: Davranışsal desenleri açığa çıkarır.
- Yapısal Formatlar: AI modellerinin minimum işlem gereksinimi ile analiz etmesini kolaylaştırır.
AI destekli tehdit tespiti, forensik kalitedeki ağ kanıtları ile daha etkili hale gelir. Real-time bilgi akışı, AI modellerinin davranışsal kalıpları ve anormal durumları tespit etmesine olanak tanır. Bu, bir dünyaca ünlü koç gibi, performans verilerini analiz eden ve spesifik önerilerde bulunan bir deneyim sunar.
Üstün Verilerin Bileşen Etkisi
AI-yeterli verilere geçiş, güvenlik operasyonlarında bileşen etkisi yaratır. Takımlar, alışılmadık erişim desenlerini ve yetki artırımlarını hızlı bir şekilde belirleyebilirler. Ayrıca, analistler ham kayıtları incelemeden olay zaman çizelgelerini hızlıca anlayabilir ve her olayın neden önemli olduğunu belirtebilirler. Kaliteli ve bağlam zengin veriler, AI’nin tam potansiyelini gerçekleştirmesi için gerekli “temiz yakıtı” sağlar.
Güvenlik ekipleri, gelecekteki tehditlerle başa çıkmak için yüksek kaliteli verileri benimsemekle yükümlüdür. Aksi takdirde, önemli yatırımlar yapmış olsalar bile, artan tehditlere karşı yetersiz kalabilirler. Sonuç olarak, SOC’lerin hangi verilerle eğitileceği ve nasıl bir yaklaşım benimseyecekleri, güvenlik stratejilerinin başarıya ulaşmasında kritik bir rol oynayacaktır.


