Batı kıyısında gerçekleşen dikkat çekici bir keşif, Galápagos Adaları’nın yakınında, daha önce bilinmeyen bir hidrotermal alev alanının ortaya çıkmasını sağladı. Araştırmacılar, bu su altı özelliğinin varlığını 20 yıldan fazla bir süredir merak ediyorlardı ancak kesin konumunu belirlemede zorluk yaşıyorlardı. Nihayetinde bir grup araştırmacı, onları doğrudan bu gizemli hidrotermal alanına yönlendiren, bir grup kıskaçlı yengeci takip etti.
Yengeçlerin Yönlendirdiği Eşsiz Keşif
Keşif, bölgedeki birkaç yengecin gözlemlenmesiyle başladı. Schmidt Okyanus Enstitüsü’nden gelen ekip, yengeçleri takip ettiğinde, sayıları arttı ve nihayetinde araştırmacıları aradıkları hidrotermal ventlere yönlendirdi. “Sarı tuğla yolunu takip etmekten ve beyaz tavşanı takip etmekten bahsediyoruz, ancak bilim insanları, ruh gibi görünen yengeçlerin izini takip ederek çarpıcı bir keşif yaptılar,” diye belirtti makale.
Hidrotermal ventler, genellikle levha kenarlarında veya diğer jeolojik olarak aktif alanlarda bulunan su altı sıcak su kaynaklarıdır. Bu ventlerden çıkan su, Dünya’nın yüzeyinin altındaki magma tarafından ısıtılır ve genellikle vent bacaları oluşturacak şekilde deniz tabanından yükselir. Bugüne kadar, dünya genelinde bilinen yaklaşık 550 hidrotermal vent alanının yalnızca yarısı doğrudan gözlemlenmiştir; geri kalanı ise su sıcaklığı ve kimyasal izlerle tanımlanmıştır.
“Sendero del Cangrejo” Vent Alanı
Yeni keşfedilen vent alanı, 98,800 kare fit (9,178 metrekare) alana yayılmakta olup, beş çeşme benzeri bacaya ve üç sıcak su kaynağına ev sahipliği yapmaktadır. Alanın en çarpıcı bulgularından biri, sıcaklıklarının 288 °C (550 °F) gibi olağanüstü değerlere ulaşmasıdır; bu, kaynar sudan bile sıcak. Bu aşırı koşullar, yaşamı engellemek yerine, bu tür sert çevrelerde hayatta kalmayı başaran bir ekosistemi desteklemektedir.
Bu bölgede bulunan yaşamsal organizmalar arasında, su altında birkaç metre uzunluğuna ulaşabilen dev boru solucanları, “akşam yemeği tabağı istiridyesi” olarak anılan büyük midyeler ve midye türleri bulunmaktadır. Bu organizmalar, vent alanının aşırı sıcaklıkları ve düşük oksijen ortamında hayatta kalabilmektedir.
Keşif Yolunda Koşu
Araştırmacıların yolculuğu, 2008 yılında bölgedeki kimyasal anomaliyi tespit etmeleriyle başladı ve bu durum, potansiyel bir hidrotermal ventin varlığına işaret ediyordu. Gözlemledikleri önemli işaretlerden biri, “oksijenin düşük olduğu su lensi”ydi; bu, suyun deniz tabanından dolaşarak oksijensiz hale gelmesiyle oluşan bir fenomendir. Lehigh Üniversitesi’nden kimyasal okyanus bilimcisi Jill McDermott, keşif ekibine liderlik edenlerden biri olarak, “Oksijen, deniz tabanındaki dolaşım yoluyla tamamen çıkarılır. Bu nedenle, deniz tabanında ortaya çıkan su oksijensizdir,” şeklinde açıklamada bulundu.
Ekip, oksijensiz su akıntısını takip ettikçe, sonunda gizli vent alanına ulaştılar. Buluntularını doğrulamak için uzaktan kumanda edilen bir araç kullanarak deniz tabanını incelediler ve yengeçlerin izini takip ettiler. Emeği karşılığında, araştırmacılar “Sendero del Cangrejo” – yani, “yengeçlerin yolu” -olarak adlandırılan bu muazzam keşfi gerçekleştirdiler. Bu isim, kendilerini bu önemli bulgulara yönlendiren kabuklu canlılardan gelmektedir.


