Yerküre’nin Güneş’e Uzaklığı ve Aphelion
2025 yılında, Yerküre’nin Güneş’e en uzak noktaya ulaşacağı tarih 3 Temmuz’dur. Bu olay, aphelion olarak adlandırılır. Yerküre’nin yörüngesi neredeyse daireseldir, ancak tam bir daire değildir; eliptik bir yörünge takip eder. Bu nedenle, Yerküre kendi etrafında dönerken Güneş’e daha yakın ve daha uzak noktalardan geçmektedir. Yerküre’nin Güneş’e en yakın olduğu nokta ise perihelion olarak bilinir ve genellikle Ocak ayının ilk günlerinde gerçekleşir. Bir sonraki perihelion ise 3 Ocak 2026 tarihinde yaşanacaktır.
Aphelion ve Güneş Uzaklığı
Aphelion sırasında, Yerküre’nin merkezi ile Güneş’in merkezi arasındaki mesafe yaklaşık 152,087,738 kilometre (94,502,939 mil) olacaktır. Yerküre’nin Güneş’e en yakın olduğu nokta ise yaklaşık olarak 5.1 milyon kilometre (yaklaşık 3.2 milyon mil) daha yakındır. Bu, Yerküre’nin Ocak ayında aphelion’da geçirdiği zamana oranla %6.8 daha fazla güneş radyasyonu almasına yol açar.
Neden Yazda Güneş’ten Uzakız?
Aphelion ve perihelion tarihlerinin yaz gündönümü veya yılın başlangıcı ile bu kadar yakın olması tamamen tesadüfi bir durumdur. Bu durumların mevsimlerle hiçbir ilgisi yoktur. Mevsimler, Yerküre’nin eğilmiş olan ekseni tarafından belirlenir. Şu an itibarıyla Kuzey Yarımküre Güneş’e doğru eğik durumda olduğu için burada yaz mevsimini yaşarken, Güney Yarımküre kış mevsimini yaşamaktadır. Altı ay içinde ise durum tersine dönecek; Güney Yarımküre Güneş’e doğru eğilerek yaz yaşarken, Kuzey Yarımküre kışın tadını çıkaracaktır.
Mevsimlerin başlangıç tarihleri ve aphelion ile perihelion tarihleri arasında döngüsel süreçler iş görmektedir. Bu tarihler yaklaşık her 58 yılda bir gün kadar kayma göstermekte ve bu kayma da geri dönüşümlü bir hal alır. Yıl boyunca geçen zaman, artık bir gün kaydığı için, her yıl birkaç gün kadar değişkenlik göstermektedir.
19. yüzyılın sonlarına geldiğimizde, Yılbaşı Günü aynı zamanda perihelion’a denk gelmekteydi. 1200’lerin ortalarında ise, solstis tarihlerinin de bu iki özel günle örtüştüğü gözlemlenmiştir.
Yerküre’nin Yörünge Şekli Sabit Değil
Yerküre’nin yörünge şeklinin değişmesinin nedeni, Jüpiter ve Satürn ‘ün çekim kuvvetlerinin etkisidir. Yüzyıllarca süren birçok yörünge değişimi, Yerküre’nin doğasında mevcuttur. Şu anda, Yerküre’nin en dairesel yörüngesinde bulunduğu belirtilmektedir. Bu durum, Milankovitch döngüleri olarak adlandırılan bir süreçtir.
Yörüngenin şekli değişirken, yerin dönme süresinin değişmediği de dikkat çekicidir. Gravitasyonel yasalar gereği, yılın uzunluğu sabit kalmaktadır. Yörüngenin daha sıkışık hale geldiği süreçlerde, ilkbahar ve sonbahar sırasında Yerküre, Güneş’e daha yakın olmakta. Yine de bu durum, mevsimlerin uzunluğunu etkileyen ilginç bir durum yaratmaktadır. Astronomik açıdan mevsimler, Yerküre’nin hangi yörünge diliminde geçtiği ile tanımlanır. Yörünge ne kadar dairesel olursa, mevsimlerin uzunluğu da o kadar yakın olmaktadır.
Mevcut durumda, Kuzey Yarımküre’de yaz mevsimi kış mevsiminden 4.66 gün daha uzundur. İlkbahar ise sonbahardan 2.9 gün daha uzundur. Bu durum, yörüngenin şeklinin ve mevsimlerin uzunluğunun nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunu göstermektedir.


