Brad Feld ve “Önce Ver” Felsefesi
Brad Feld, girişimci ve risk sermayedarı olarak uzun yıllar boyunca basit bir ilkeye sadık kaldı: karşılık beklemeden vermek. Bu felsefe, geleneksel "önce ver" düşüncesinin ötesine geçiyor. Feld’e göre, bu yaklaşım başkalarına yardım etmekle ilgili, sadece zamanla anlamlı bağlantılar ve fırsatlar yaratılacağını bilmekle alakalı.
Feld, 1990’ların başında melek yatırımcılığa adım atan bir isim olarak "Feld Thoughts" adlı blogu ile dikkat çekti. Bu blog, girişimcilik dünyasının karanlık köşelerini aydınlatarak Silicon Valley genelinde pek çok tartışma başlattı. Techstars’ı ve Foundry Group adlı girişim sermayesi şirketini kurarak, 18 yıllık sürede yüzlerce şirketin büyümesine katkıda bulundu. 2024’ün başında yeni fonlar toplama kararını alarak, iş hayatı ve yaşam felsefesini son kitabı "Önce Ver" ile bir araya getirmeyi başardı.
Kitap Yazma İhtiyacı
Feld, "Önce Ver" kavramını on yıl boyunca düşündü. Ancak bu kitabı yazma kararı almak için ne oldu? Feld, bu kitabın dokuzuncu kitabı olduğunu belirtiyor ve nonfiction yazmayı bırakma noktasında olduğunu ifade ediyor. 2012 yılında “Startup Communities” adlı kitabında "Önce Ver, Sonra Al" başlıklı paragrafı, ona bu fikri doktora taşımak için ilham verdi.
Girişimcilerin bir topluluk oluşturması için öncelikle karşılık beklemeden enerji harcaması gerektiğini vurguluyor. Feld’e göre, kısa vadede bazı insanlar çıkarcı olabilirken, uzun vadede gidenler başarıyı yakalayacaklar. Geri dönüşün ne zaman gerçekleşeceği konusunda belirsizlik olabileceğini ifade ediyor.
Kamusal Hayata Dönüş
Feld, geçtiğimiz yıllarda kamusal hayattan uzaklaştığını ve yorgunluk hissettiğini belirtiyor. İki yıl süren bu süre zarfında, arka planda kalmayı tercih etti. Bunu, daha çok eşi Amy ile birlikte zaman geçirerek değerlendirdi. Ancak David Cohen’ın Techstars’taki rolünü devralmasının ardından stratejik çalışmalara daha fazla dahil oldu. Kitabındaki taslağı gözden geçirdiği zaman, "Bu oldukça iyi," düşüncesi ona ilham verdi.
Mentorluk ve Sınırlar
Brad Feld, kitabında mentorluk konusuna derinlemesine eğilirken, sınırlar koymanın önemini de vurgulamaktadır. "İyi niyetli olan her yardım edilmeli" düşüncesinin zaman zaman geri tepebileceğini kabul ediyor. Mentor olmaya çalışan birinin, hem kendini koruması hem de aynı zamanda cömertçe yardım etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu noktada, duygusal sağlığın öneminden bahsediyor ve açık bir şekilde bu zorluklara değinerek stigmaları azaltmaya çalışıyor.
Başarılı bir mentor, girdiği yol ve deneyimlerin kendi bakış açısı ile değil, deneyimlerinden yola çıkarak mentorluk yapmalı. Feld, "rehberlik et, kontrol etme" prensibinin önemini de belirtiyor. Mentorlar, akıl ışığı birer rehber olarak yardımcı olmalı, ancak kontrol kelimesinin tedavi edilmesi gereken bir fikir olduğunu savunuyor.
Mentorluk İlişkileri ve Deneyim paylaşımı
Mentorluk ilişkilerinin, mentor ve mentee arasında bir eşitlik oluşturduğunu ifade eden Feld, deneyimlerin paylaşımının önemini vurguluyor. Her iki taraf da birbirinden bir şeyler öğrenebilir ve bu süreçte deneyimlerin aktarımı sayesinde gelişim sağlanır. Ayrıca, bir mentor olmak için deneyim ya da başarı gerektirmediğini de vurguluyor. Önemli olan, etkili bir öğretici olma yeteneği.
Feld’e göre, özellikle günümüzde yaşanan yüz binlerce işten çıkarma ve AI disruptisyonları gibi zorluk zamanlarında, bu felsefenin uygulanabilirliği büyük önem kazanıyor. Aslında, Feld, öngörü gücünün kaybolduğunu ve insanların gerçekleri anlamaktan uzaklaştığını ifade ediyor. Ancak, bu koşullar altında bile, "Önce Ver" kavramının zamanla varlığını sürdüreceğine inanıyor.
Gelecek Vizyonu
Brad Feld, geçmişteki yatırım fonları ve şimdi geldiği noktayı değerlendirirken, hayatın geçiciliği üzerine düşüncelerini dile getiriyor. Her bireyin yaşamında anlam bulması gerektiğini belirtiyor ve 70’li yaşlarını zorlamak yerine insanların kendi varlıklarıyla meşgul olmalarını öneriyor.
Sonuç olarak, Feld’in "Önce Ver" felsefesi, yalnızca iş dünyasında değil, yaşamın tüm alanlarında geçerliliğini koruyan bir yaklaşımdır. Bu kitap, insanlara düşüncelerini farklı bir açıdan değerlendirme ya da mevcut görüşlerini geliştirmeleri için ilham vermektedir.


