Sorry, Baby: Eva Victor’ın Karanlık Komedisi
Eva Victor, "Sorry, Baby" filmini bu yılki Sundance Film Festivali’ne getirdiğinde, konusunu mümkün olduğunca gizli tutmayı amaçladı. Film, sessiz ve düşünceli bir kampüs hikayesi olsa da, Victor bu tür projelerin genelde belirgin bir anlatım yapısını benimsemesi gerektiğini düşünmüyordu. Yazıp yönettiği ve başrolünü üstlendiği filme dair fazla bilgi vermeme kararı, izleyicilerin filme dair önceden bir fikir sahibi olmadan gitmelerini sağlamak içindi. Victor, “Bu, izleyicilerin filme ne olduğunu bilmeden girebileceği tek saf fırsatımızdı,” hükmünü veriyor.
Filmin Genel Çizgisi
"Sorry, Baby", Sundance’ın en dikkat çekici çıkış filmlerinden biri haline gelerek, A24 tarafından dağıtım için satın alındı. Victor, filmin temasını açıklamaktan kaçınmayı tercih ediyor ve izleyicilerin yaygın olarak bilinen bilgilerin ötesinde bir deneyim yaşamalarını istiyor. 27 Haziran’da gösterime girecek olan filmde, Agnes adında bir profesörü canlandırıyor. Agnes, kırsal New England sınırlarındaki üniversitesinde geçmişte yaşadığı travma nedeniyle kalmaya devam eder. En yakın arkadaşı Lydie’nin (Naomi Ackie) ziyareti ise, geçmişle geleceği sorgulamak için bir fırsat sunuyor.
Victor, yaptığı tanımda film için “sonrası” (aftermath) terimini kullanıyor: “İnsanların zor bir durumda nasıl iyileşebileceği ve sevgi ile neşeye nasıl geri dönecekleri üzerine bir film,” diyor. Agnes’in başına gelenler onun hayatının bir parçası olsa da, Victor, “Onu kötü bir olayla tanımlamak istemedim,” belirtiyor. Film, daha çok arkadaşlık ve zor zamanlarda birine destek olma üzerine odaklanıyor.
Post-Sundance Dönemi
Victor, Sundance sonrası ve filmin ön gösterimlerindeki belirsizlikten bahsediyor. “Yaratıcı süreç bittiği için biraz üzüntü yaşıyorum,” diyor. İzleyicilerin filmi izlemeye davet edilmesi aşaması, onun için zorlayıcı bir dönem olmuş. Victor, bunun bir tür sevinç kaynağı olduğunu da ekliyor: “İzleyiciler, filmi seyretmeye geldiklerinde, benimle değil filmi konuşsunlar isterim.”
Hayalindeki Dağıtımcı
Film, Sundance festivali boyunca bir hayal dağıtımcıyla çalışma arzusuyla yola çıkmıştı. "Hayalimdeki alıcı, bu filmin benim için neden önemli olduğunu anlayan birini bulabilmekti," diyor Victor. Film sonrası, A24 ile tanıştığında, “Bu insanlar benim bebeklerimi destekleyecek gibi hissettim,” diyerek duygularını ifade ediyor.
Naomi Ackie ile İş Birliği
Naomi Ackie’nin rolü için seçilmesi süreci, Victor’un açıklamalarıyla oldukça romantik bir hal alıyor. “Agnes’in ay ve Lydie’nin güneş olduğu bir denge kurdum. İkisi de farklı ışık kaynakları ama çok uyumlular.” İlk tanıştıklarında, Ackie’nin sıcak ve eğlenceli tavrı Victor’u etkiliyor. “Beraber okuma yaptık ve her şey hemen doğru hissettirdi,” diyor.
Komedi ve Ciddiyet Arasında Denge
Film, komedi ve ciddiyet arasında bir ton karışımı ortaya koyuyor. Victor, senaryonun tonunun değişkenliğinden bahsederken, “İçinde yazdığım komik sahnelerin, set ortamında farklı bir duygusal ağırlık kazandığını fark ettim,” diyerek set ortamında hissettiği değişimleri açıklıyor.
Yeni England’ın Büyüsü
Victor, filmin ana temasını şekillendiren yerlerden biri olan New England hakkında, “Burada yaşamanın hayalini kuruyorum,” diyor. Gümüş bir göl evinde yaşamak ve bu manzaranın içinde kaybolmak istiyor. Bu hayali, filmdeki atmosferin gereksinimi ile birleştiriyor.
Barry Jenkins’in Rolü
Filmde prodüktör olarak yer alan Barry Jenkins ile çalışmanın etkilerini anlatıyor. “Bir gün aradı ve aklımda bir fikri olduğunu söyledi. O an kesimi açtık,” diyor Victor. Jenkins’in çok işbirlikçi bir yaklaşımı olduğunu belirtiyor ve projeyi daha da derinleştiren katkılarını vurguluyor.
Kediyi Seçmenin İnceliği
Filmin sevimli kedisini seçerken iki kedinin kullanıldığını ve yerel bir barınaktan alındığını belirtiyor. “Onların doğuştan gelen cazibeleri çok büyük,” diyerek set sırasında yaşadığı deneyimi mizah dolu bir dille anlatıyor.
Her bir kesitte, Victor’un kaleme aldığı metin, hem duygusal hem de eğlenceli unsurlarla dolup taşıyor. "Sorry, Baby," izleyicileri hem düşündüren hem de gülümseten, hayatın karmaşasına dair derin bir içgörü sunan bir film olarak öne çıkıyor.


