Uzayda Ölüm ve NASA’nın Hazırlıkları
Amerika’nın uzay programı, birçok trajedi yaşasa da, uzayda kaybolan bir astronotun kalıntıları hiç bir misyonda kalmamıştır. NASA, böyle bir kötü senaryo ile karşılaşılması durumuna hazırlıklı olmak adına bir dizi protokol geliştirmiştir. Bu protokoller, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) üzerindeki bir astronotun ölümü durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini kapsamaktadır.
NASA’nın mevcut ölümüyle ilgili prosedürleri, İnsan Kalıntıları Kapatma Üniteleri (HRCU) olarak adlandırılan modifiye askeri bir gövde etrafında döner. 2012 yılında istasyona getirilen bu cihaz, morglarda olduğu gibi insanın çürümesini yavaşlatmak için sıcaklığı düşürmeye yönelik bir soğutma sistemi ile entegre edilir. Elde edilen çözüm, NASA’nın uçuş direktörlerine, durumu değerlendirmek için 72 saatlik bir süre tanımayı amaçlamaktadır.
Uzayda Defin: Şu An İçin İdeal Bir Seçenek Değil
NASA, uzaya giden mürettebatını ölüm sonrası kapantrin (Forensic Sample Collection) konusunda eğitmiyor. Enfeksiyon veya hastalık riski olmadan, hayatta kalan astronotlar, bedenin fotoğraflarını çekecek ve saç, doku, kan gibi örnekler almaya çalışacaklardır. Bu süreç, NASA’nın uçuş cerrahları ile yapılan ne yazık ki en kötü teleksid telefon görüşmesi sırasında gerçekleşecektir.
Süreç nasıl devam edecek? Basit bir tören düzenlenecek ve mürettebat, yas tutma fırsatina sahip olacak. Ardından, astronotun kalıntıları muhtemelen yeryüzüne geri getirilecektir. HRCU, bir uzay aracının koltuk emniyet kemerleri üzerinden geçecek şekilde tasarlanmış kayışlar içerir. Böylelikle kalıntılar, hayatını kaybeden astronotun koltuğuna yerleştirilecektir. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleşen bir ölüm durumu için geleneksel bir deniz defin biçimi önerilen bir seçenek değildir; çünkü kalıntılar, istasyonun gelecekteki bir yörüngesinde ortaya çıkabilir.
Uzayda Ölümün Geniş Etkileri
NASA’nın ölüm protokolleri, yalnızca vefat eden astronota ve hayatta kalan mürettebatın psikolojik durumuna saygı göstermekle kalmaz, aynı zamanda geniş topluma da önem taşır. Uzay programında bir trajedi yaşanması, genel kamu üzerinde derin etkiler yaratır. Apollo 1 mürettebatının ölümü, ay görevini neredeyse yerden kaldırmadan sonlandırmıştı.
Apollo 1’e dair yaşananlar, Beyaz Saray’ın kendisi için önlemler almasına neden oldu. Başkan Richard Nixon’un konuşma yazarı Bill Safire, 1969 yılında Apollo 11 için bir felaket durumunda eğer olursa kullanılacak bir konuşma hazırladı. Bu konuşma, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’i anmak amacıyla hazırlanan ancak asla sunulmayan bir metindi.
Armstrong ve Aldrin, Ay’a iniş yaptıktan sonra sağ salim geri döndüler; ancak NASA Apollo 11’den sonra da trajedi yaşamaktan kurtulamadı. Columbia ve Challenger uzay mekikleri, sırasıyla fırlatma ve geri dönüş sırasında kaybedildi. Her iki felaket de ulusal bir trajedi olarak değerlendirildi. Ticari uzay uçuşlarının ve diğer ülkelerin uzay programlarının artmasıyla birlikte, uzayda bir ölüm, iş kazası olarak görülebilir hale gelebilir.


