İsrail’in Beyrut’a Yönelik Hava Saldırıları
İsrail, Beyrut’un güney banliyölerine yönelik bir dizi hava saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırıların Hezbollah’ın drone üretim tesisini hedef aldığı belirtildi. İslam’ın en önemli bayramlarından biri olan Eid Al Adha öncesinde gerçekleşen bu saldırı, bölgedeki birçok binada tahliye uyarılarının yapılmasının ardından geldi. Hezbollah, Beyrut’taki başkentte güçlü bir varlığa sahip.
İsrail Savunma Kuvvetleri, Hamas tarafından finanse edilen “İranlı teröristlerin” desteğiyle yürütülen bu operasyonun, Hezbollah tarafından yer altındaki binlerce drone üretim tesisini hedef aldığını ifade etti. Ancak bu hava saldırıları, son altı aydır yürürlükte olan bir ateşkese rağmen gerçekleştirildi.
Lübnan Hükümetinin Tepkileri
Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, bu saldırıları “sistematik ve kasıtlı bir saldırı” olarak nitelendirdi. Başbakan Salam, bu saldırıların ülkenin güvenliğine, istikrarına ve ekonomisine yönelik bir tehdit oluşturduğunu, özellikle de bayram ile turizm sezonunun başlangıcında gerçekleştiğini vurguladı. Saldırılar sonrasında binlerce insan, tahliye uyarısının ardından yoğun sokaklardan kaçışarak büyük bir trafik sıkışıklığına yol açtı. Gökyüzünde duman bulutları belirmeye başladı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, bu saldırıları “uluslararası bir anlaşmanın açık bir ihlali” olarak tanımladı. Aynı zamanda, bu saldırıların “kutsal bir dini bayramın eşiğinde” gerçekleştiğine dikkat çekti. İsrail ordusu, Hezbollah‘ın drone kullanımının, İsrail’e yönelik saldırılarda önemli bir rol oynadığını belirtti ve bu faaliyetleri “İsrail ve Lübnan arasındaki anlaşmalara açık bir ihlal” olarak değerlendirdi.
Kamu Güvenliği ve Tahliye Uyarıları
Hava saldırıları başlamadan önce, İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Avichay Adraee, Dahieh bölgesinde bulunan Hadath, Haret Hreik ve Borj el-Barajneh mahallelerinde yaşayanların tahliye edilmesi gerektiğini duyurdu. Bu çağrısı sosyal medya üzerinden yaparak, belirli binaların yer aldığı bir harita da paylaştı. “Hezbollah’a ait altyapılarınızın yanındasınız” diyerek uyardı.
İsrail ve Hezbollah arasında günümüze kadar süregelen çatışmalar, İsrail-Gaza savaşı öncesinde bir yıl boyunca devam etti. Bu süreç, yoğun bir İsrail bombardımanıyla sonuçlandı ve Güney Lübnan’a bir kara harekâtı gerçekleştirildi. Bu saldırılarda yaklaşık 4.000 kişinin yaşamını yitirdiği, bunların büyük bir kısmının sivil olduğu belirtildi. Ayrıca, 1.2 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği ifade edildi.
İsrail, askerî müdahalenin, sınır bölgesine yakın Hezbollah tesislerini ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu savundu ve Birleşmiş Milletler’in barış gücü misyonunun bunu engelleyemediğini öne sürdü. Böylece, kuzeydeki topluluklarından yerinden edilen yaklaşık 60.000 kişinin geri dönüşünü sağlamayı hedefliyordu.
Ateşkes ve Sonraki Gelişmeler
Kasım ayının sonlarına doğru, İsrail ile Lübnan arasında bir ateşkes sağlandı; fakat bu ateşkes, Hezbollah’ı kapsamamaktaydı. Bu süreçte, İsrail’in Güney Lübnan’daki polislik görevini Lübnan ordusuna devretmesi yürürlüğe girdi. Anlaşmanın bir diğer önemli noktası ise, “bu yükümlülüklerin, İsrail veya Lübnan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde kendini savunma hakkını kullanmasına engel olmadığı” ifade edildi.
Bunun ardından, İsrail, Hezbollah ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği hedeflere yönelik hava saldırılarını gerçekleştirmeye devam etti. Nisan ayında, Dahieh bölgesinde “hassas güdümlü füzeler” depoladığı iddia edilen bir Hezbollah hedefini bombaladı. Aynı ayın başlarında, başka bir saldırıda bir Hezbollah yetkilisinin de aralarında bulunduğu üç kişinin öldüğü belirtildi.
Lübnan hükümeti, bu saldırıların yanı sıra, İsrail’in Güney Lübnan’daki beş farklı noktada asker bulundurmasının da ateşkesi ihlal ettiğini kaydetti. 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın İsrail’e yönelik başlattığı saldırının hemen ardından, Hezbollah, Filistinlilere destek vermek amacıyla kendi kampanyasını başlattı.


