Putin’in Barış Teklifleri: Yeni Koşullar ve NATO
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tam ölçekli Ukrayna savaşını sona erdirmeye istekli olduğunu belirtse de, bunu yalnızca Batı’nın kapsamlı tavizler vermesi şartıyla kabul ediyor. Bu tavizler arasında, NATO‘nun doğuya doğru genişlemesini durdurma ve yaptırımların kaldırılması yer alıyor.
Bir üst düzey Rus kaynağı, "Putin barışa hazır, ancak bu bedava değil" diyerek Kremlin’deki yüksek düzey düşüncelerini aktardı. Medya kaynaklarına göre, Putin’in barış görüşmeleri için sunduğu koşullar arasında şu maddeler bulunuyor:
- Büyük Batılı güçlerin yazılı taahhüdü, NATO’nun daha fazla doğuya genişlemeyeceği yönünde, bu da Ukrayna, Gürcistan, Moldova ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinin üyeliğini etkisiz hale getiriyor.
- Önemli Batı yaptırımlarının kaldırılması.
- Dondurulmuş Rus egemen varlıklarının geleceğine yönelik bir çözüm.
- Ukrayna’daki Rusça konuşanların korunması.
Birinci kaynak, Putin’in kendi şartlarıyla bir barış anlaşması elde edemezse, askeri tırmanış yoluyla, teklifinin reddedilmesinin daha ağrılı sonuçlara neden olacağını göstermek isteyeceğini ifade etti. Kremlin ise Reuters’ın yorum talebine geri dönüş yapmadı.
Kyiv’in Veto İhtimali Yok
Ukrayna, Moskova’nın NATO’ya katılımının veto gücüne sahip olduğu düşüncesini sürekli olarak reddetmiştir. Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky’nin yönetimi, bu konudaki rapora yorum yapmadı, ancak Kyiv, yürürlüğü olan güvenlik garantileri arayışında olduğunu açıkça belirtti.
NATO’nun mevcut 32 üyesinin sözcüleri de yanıt vermekten kaçındı. Geçmişte, bu ittifak, Rusya’nın taleplerine cevap olarak "açık kapı" politikasını terk etmeyeceğini belirtmişti.
Toprak Konusundaki Sertleşen Durum
İkinci bir Rus kaynağı, Putin’in toprak tavizleri konusundaki tutumunun daha katı hale geldiğini ifade etti. Kremlin, Rusya Federasyonu‘nun bir parçası olarak iddia ettiği dört Ukrayna bölgesinden – Luhansk, Donetsk, Zaporizhzhia ve Kherson – herhangi birini bırakmaya istekli görünmüyor.
Kaynak, "Putin’in pozisyonu sertleşti" dedi. Haziran 2023’te Putin’in kamuya açık barış şartları, Ukrayna’nın NATO‘dan vazgeçmesini ve Rusya’nın iddia ettiği topraklardan çekilmesini içeriyordu. Bugün, Rusya, Luhansk’ın çoğunu, Donetsk’in %70’inden fazlasını ve Zaporizhzhia ve Kherson’un bazı bölümlerini kontrol ediyor. Ayrıca, Kharkiv ve Sumy bölgelerinde daha küçük kısımlarını tutmakta ve Dnipropetrovsk bölgesindeki alanlara tehditler savurmaktadır.
Eski Vaadler, Yeni Talepler
Putin, 1990 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı James Baker ile Sovyetler Birliği lideri Mikhail Gorbachev arasında geçen sözlü taahhütleri sıkça dile getiriyor. Bu taahhüt, NATO’nun "bir inç doğuya" genişlemeyeceği yönündeydi. Ancak bu promise asla yazılı hale getirilmemiştir ve ABD, bunun bağlayıcı bir anlaşma olmadığını belirtmiştir.
Eski CIA Direktörü William J. Burns, anılarında böyle bir konuşmanın gerçekleştiğini kabul etmesine rağmen, bunun Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önce yapıldığını ve yasal bir taahhüt sağlamadığını belirtmiştir. Şimdi, Moskova’nın bu garantinin yazılı olarak verilmesini talep ettiği iddia ediliyor.
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, mevcut durumda Ukrayna ile bir memorandum hazırlama zamanının belirlenmediğini ifade etti. 19 Mayıs’ta Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesinin ardından, Peskov bu belgenin geliştirilmesinin erken aşamalarda olduğunu, format veya yer konusunda ise henüz bir karar verilmediğini belirtti.
Peskov, memorandumun ortak olarak geliştirileceğini ve hazırlanması için kesin bir son tarih olmadığını vurguladı. Sürecin, taslak önerilerin değiştirilmesi ve karmaşık müzakereler içereceğini ifade etti. Putin, görüşme sonrası, Ukrayna ile olası bir uzlaşma için ana ilkeleri belirlemek üzere işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade etmesine rağmen, Peskov, savaşın "kök nedenlerinin" her türlü kalıcı çözümün bir parçası olarak ele alınması gerektiğini yineledi.


