Yeni Araştırmalar ve Afrika’nın Bölünmesi
Son yıllarda yapılan araştırmalar, Afrika’nın altında bulunan devasa bir süperplumb ‘ın yavaş yavaş yükseldiğini ve bu durumun kıtanın ikiye ayrılmasına neden olduğunu göstermektedir. Afrika, Doğu Afrika Rift Sistemi (EARS) olarak bilinen bir bölgede yavaş yavaş parçalanmakta ve bu sürecin arkasındaki temel etkenler hâlâ merak konusuydu. Ancak yeni bir çalışmada, kıtanın kabuğuna baskı yaparak çatlaklar oluşturduğu tespit edilen bir süperplumb’ın varlığı ortaya konmuştur.
Jeolojik Buluntular ve Gaz Analizleri
Bilim insanları, Kenya’nın ortasında yer alan Meengai jeotermal alanı ndaki gazların, Dünya’nın derin iç kısımlarından gelen kimyasal bir iz taşıdığını keşfetmiştir. Bu iz, manto ile çekirdek arasında bir yerde oluştuğu tahmin edilen gazların kimyasal imzasını yansıtmaktadır. Meengai’daki gazların kimyasal yapısının, kuzeydeki volkanik kayalarla, Kızıldeniz’le ve güneydeki Malawi ile aynı derin manto kayalarına ait olduğu anlaşılmıştır. Bu, bu yerlerin hepsinin derin manto kayalarının üzerinde konumlandığını göstermektedir.
Derin Manto İzleri ve Çalışmanın Önemi
Çalışmanın baş yazarı Biying Chen , Edinburgh Üniversitesi’nde bir araştırmacı olarak, EARS’de gözlemlenen derin manto izlerinin birbirine çok benzediğini ve hepsinin ortak bir derin kaynaktan geldiğini belirtmiştir. Çalışmanın sonuçları, 12 Mayıs’ta yapılan bir yayında Geophysical Research Letters adlı dergide yayınlanmıştır.
Doğu Afrika Rift Sistemi’nin Önemi
EARS, Dünya üzerindeki en büyük aktif kıtasal rift sistemi dir ve Afrika’nın yaklaşık 3,500 kilometre uzunluğundaki bölgesinden geçmektedir. Kıtanın kayası olan litonosfer , rift boyunca yaklaşık 35 milyon yıldır yavaşça parçalanmaktadır. Bu süreç, Kızıldeniz’den Mozambique’ye kadar uzanan bir vadi ağının oluşmasına sebep olmuştur.
Geçmiş Çalışmalar ve Yeni İzler
Önceki çalışmalarda, EARS altında derin bir manto plumb’ının varlığına dair noble gaz izleri belirlenmiştir. Helium ve neon gibi noble gazlar, çok nadir bulunur ve genellikle kimyasal olarak dışarıyla reaksiyona girmedikleri için uzun süre boyunca izlenebilirler. Ancak Chen, bu tür izlerin EARS altında sıkça belirsiz ve tartışmalı olduğunu ifade etmiştir.
Yöntem ve Sonuçlar
Araştırma ekibi, Kenya’daki gazlarda neon izotoplarını aramak için yüksek hassasiyetli cihazlar kullanmış ve derin manto izini tespit etmiştir. Gözlemler, Hawaii’de bulunan en eski yüzey izleri ile çok benzerlik göstermektedir. Chen, derin manto imzasının küçük olduğunu ve bunu ayırt etmek için yoğun bir çalışma gerektirdiğini vurgulamıştır. Ekip, verileri dikkatlice değerlendirdikten sonra, bulgularının doğruluğundan emin olmuştur.
Hawaii ve Doğu Afrika Rift Sistemi
EARS’deki izlerin, Hawaii’deki volkanik kayalarda bulunan izlerle benzerlik gösterdiği belirtilmiştir. Ancak Hawaii plumb’ının, sıcak mantodan ayrı bir akış olarak yükselmesi beklenirken, EARS plumb’ının farklı bir şekle sahip olduğu düşünülmektedir. Chen’in ifadeleriyle, “Muhtemelen derinlerden gelen sıcak ve hafif bir maddenin, EARS’nin altındaki mantoyu değiştirdiği ve bu durumun alanın ince litonosferini çatlatacak kadar kuvvet oluşturduğu” vurgulanmıştır.
Bu araştırmalar, Afrika’nın jeolojik yapısının ve iç dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına olanak tanımakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki volkanik faaliyetlerin artmasına neden olan etkenleri de daha net bir şekilde ortaya koyacaktır. Kıtanın altındaki bu devasa süperplumb, jeolojik süreçlerle ilgili önemli ipuçları sunmaktadır. Gelecek araştırmaların, bu yapının nasıl etkileşimde bulunduğunu daha iyi anlamamıza yardımcı olacağı düşünülmektedir.


