Sebastia ve Kültürel Miras
Sebastia, İşgal Altındaki Batı Şeria‘nın önemli bir kesiminde bulunuyor. İsrail hükümeti, burayı Yahudi mirasını öne çıkarmak ve yeni bir İsrail ulusal parkı oluşturmak amacıyla arkeolojik bir proje olarak tanımlıyor. Ancak, Filistinliler bu durumu, İsrail’in antik bir kenti ilhak etme ve Filistin tarihini silme planlarının bir parçası olarak görüyor. Sebastia, 5,000 yıllık ortak bir hikayeye sahip olan bu topraklarda yaşayan halkların geçmişini anlatıyor.
Anti-Siyonist Politika ve Yerel Tepkiler
Mayıs 2023’te, aşırı sağcı, yerleşimci yanlısı İsrail hükümeti yetkilileri Sebastia’da bir araya gelerek bu önemli arkeolojik parkın el koyma sürecini kutladı. Kültürel soykırım iddiaları her geçen gün artarken, Sebastia Belediye Başkanı Mohammed Azim, şehrin yeniden Yahudileştirilmesine dair endişelerini dile getirdi. Azim, kasabanın üzerindeki baskılar sonucunda bir "kan nehrinin" akabileceğini söyledi. Filistinli yetkililer, İsrail’in hedeflerinin açık olduğunu ve bunun sürekli bir askeri varlık yaratmak olduğunu belirtiyor.
Arkeolojik Gerçekler ve Zihin Oyunları
Sebastia’daki arkeolojik alan, Bizans bazilikası, Roma forumu, ve Haçlılar Dönemi’ne ait kilise gibi önemli kalıntılara ev sahipliği yapıyor. Ancak, İsrail hükümeti bu bölgeyi sadece tarihsel bağlam içerisinde Yahudi tarihini öne çıkarmak için kullanmayı planlıyor. Amichai Eliyahu, miras bakanı olarak, “Samaria Ulusal Parkı”nın varlığı ile ilgili heyecan verici açıklamalar yapıyor.
Filistin Kültürünün Silinmesi
Walaa Ghazzal, Sebastia Arkeoloji Müzesi’nin küratörü, yerel halkın korkularını dile getirerek, "Durum çok tehlikeli," diyor. Ghazzal, UNESCO‘nun dünya mirası listesine dahil edilme çabalarının önemli olduğuna dikkat çekiyor. Ancak, bu süreçlerin Filistinlilerin varoluşunu tehdit eden bir baskı aracı olarak kullanıldığını vurguluyor.
Tarihsel Adaletsizlikler ve Yalanlar
İsrail hükümeti, Sebastia’nın sadece Yahudi mirasına sahip bir alan olduğunu öne sürse de, bölgenin çok dinli geçmişi ve kültürel çeşitliliği yok sayılıyor. Eliyahu ve diğer yetkililer, Filistinlilerin bu tarihi süreçleri göz ardı ettiklerini iddia ediyor. Ancak, bu söylemler, toprak üzerindeki tarihsel kanıtları yok sayarak Filistin halkının kimliğini silme çabası olarak değerlendiriliyor.
Bir Hayalet Şehir Olma Yolunda
Sebastia, tarihi ve kültürel bağlarıyla önemli bir merkez olmasına rağmen, günümüzde büyük tehlikelerle karşı karşıya. Ahmad Kayed, yerel bir aktivist, bunu "Sebastia ikinci nakba altında sıkışmış durumda," şeklinde değerlendiriyor. Yeni askeri üsler ve sürekli askeri baskılar, yavaş yavaş kasabayı bir hayalet şehre dönüştürüyor. Kayed, “Burası bizim tarihimiz, yaşamımız. Sonuna kadar savaşıp koruyacağız,” diyerek kararlılıklarını ifade ediyor.
Ekonomik Zorluklar ve Gelecek Endişesi
Kasaba esnafları, askeri varlığın artmasıyla birlikte iş kayıplarının büyük oranda arttığını ifade ediyor. Samer Sha’er, bir kafe işletmecisi olarak, “Güvenlik kaygıları nedeniyle insanlar burada oturmak istemeyecek,” diyor. Turistlerin ve yerel halkın kasabaya gelmesi, askeri varlık ve baskılar nedeniyle neredeyse imkansız hale geliyor.
Sonuç: Mücadele ve Direniş
Sebastia, hem tarihsel hem de kültürel olarak önemli bir nokta olmasına rağmen, karşılaştığı tehditler nedeniyle kimliğini koruma mücadelesi veriyor. Kayed ve diğer aktivistler, kasabanın geçmişinin ve halkının hikayesinin silinmesine karşı duracaklarını ifade ediyorlar. Sebastia’nın direnişi, geçmişten gelen zenginlikleri ve kültürüyle, sadece bir fiziksel alanın ötesinde, halkın kimliğinin ve varoluşunun savunulması anlamına geliyor.
Bu bağlamda, Sebastia’nın durumu, sadece yerel bir mesele değil, aynı zamanda tüm insanlık tarihinin önemli bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.


