Rusya ve Ukrayna Arasındaki Ateşkes Görüşmeleri
Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes görüşmeleri yakın zamanda başlayabilir. Ancak, Ukrayna’nın ekonomik toparlanması, Avrupa Birliği (AB) üyesi olabilmesi ve yüzlerce milyar euro değerinde sigorta ve yatırım sağlaması durumunda mümkün olabilecektir. Tarihçi Phillips O’Brien, Ukrayna’nın geleceğinin, sabit ve savunulabilir sınırlarla mümkün olduğunu belirtiyor ve bunun ancak AB üyeliği ile sağlanabileceğini ifade ediyor.
Eski ABD başkanı Donald Trump’ın yönetimi, geçtiğimiz ay Ukrayna ve Rusya’ya bir ateşkes önerisi sundu. Ancak bu öneri, Ukrayna’nın gelecekteki NATO üyeliğini dışarıda bıraktı. Bu durum, Kremlin’in önemli bir talebini karşılarken, Ukrayna’nın aradığı güvenlik garantilerini sağlamadı. O’Brien, “Hangi iş dünyası burada ekonomik risk alacak?” diyerek, NATO’nun masadan kalkmasının, Ukrayna’nın yeniden inşası ve Avrupa’ya entegrasyonu için hızlandırılmış bir AB üyeliği gerektirdiğini vurguladı.
Ukrayna’nın Ekonomik Zorlukları
Eğer Ukrayna AB üyesi olursa, hâlâ onarıma ihtiyaç duyan bir ekonomiye sahip olacak. Kyiv Ekonomi Okulu (KSE), 2022’de Rusya’nın tam ölçekli işgali ile geçen yılın Kasım ayı arasında 170 milyar dolar değerinde altyapı hasarı verildiğini tahmin ediyor. İlgili sektörler içerisinde konut, ulaşım ve enerji alanları en çok etkilenenlerden olmuştur. Bunun yanı sıra, 2014 yılından bu yana Doğu Ukrayna‘daki Luhansk ve Donetsk bölgelerinde yaşanan savaşın yarattığı zarar bu tahmine dahil değil. 2022’deki işgal ise, Ukrayna’nın gayri safi yurtiçi hasılasının (GDP) %29’unu kaybına sebep oldu. Aynı zamanda Rusya’nın işgal ettiği bölgelerde neredeyse beşte bir toprak kaybı olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu topraklar, Ukrayna’nın mineral zenginliğinin yarısını içermekte ve bu da 12.4 trilyon dolar değerindedir. Uygulanan yeniden inşaat masrafları, kimyasal temizleme ve mayın temizleme gibi maliyetleri hesaba katmamaktadır.
Dünya Bankası, bu yıl altyapı hasarını 176 milyar dolar olarak belirlemiş ve onarım ile toparlanma maliyetini 10 yıl içerisinde yaklaşık 525 milyar dolar olarak tahmin etmiştir.
İşgal Altındaki Topraklar ve Ekonomik Tahribat
Maximilian Hess, Rusya’nın ekonomiyi hedef almanın bir strateji olarak benimsemiş olduğunu vurgularken, “Kremlin, işgal altındaki topraklardan cömertçe faydalandı” diyor. Hess’e göre, Rusya, tarımsal ürünler ve koksal kömür gibi değerli malzemeleri çalmıştır; bu çalınan ürünlerin maliyeti 1.9 milyar dolarlık tarım sektörü hasarına eklenmektedir.
Rusya, uzun menzilli roketlerle, kontrolü altında olmayan sanayi merkezlerini hedef alarak Ukrayna’nın sanayi kapasitesine büyük zarar vermiştir. Ukrayna, Sovyetler Birliği’nden kalma birçok fabrikaya sahipti ve bu fabrikalar Rusya’nın saldırıları altında kalmıştır.
Ukrayna’nın metalürji sektörü, savaş nedeniyle %66.5 oranında azalmıştır. Bu, Avrupa’nın demir cevheri üretiminin üçte birini kontrol eden bir ülke için büyük bir kayıptır. Ukrayna, aynı zamanda Avrupa’nın tek uranyum üreticisidir; bu kaynak, kıtanın enerji bağımsızlığı açısından oldukça önemlidir.
Önemli Mineral Anlaşmaları
ABD ile Ukrayna, birkaç hafta önce, mineral varlıklarını birlikte kullanma amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladı. Ukrayna, metalürjik faaliyetlerinden elde edilen gelirin yarısını yeniden inşaa fonuna yatırmayı taahhüt etti. Ancak uzmanlar, mineral zenginliklerin Ukrayna’nın yeniden inşasına katkı sağlayacağına dair şüpheleri var.
Maxim Fedoseienko, proje sürecinin uzun olduğunu ve 5-10 yıl alabileceğini belirtiyor. ABD ve AB, böyle madenlere yatırım yapmayı düşünebilir, ancak bu yatırımların etkin olabilmesi için eşitlikçi olması gerektiğini vurguluyor.
Hess, Ukrayna’nın finansal ihtiyaçları konusunda önemli bir noktaya temas etti; sigorta ürünlerinin genişletilmesi ve dondurulmuş Rus varlıklarının ele geçirilmesi gerekiyor. Zelenskyy, Avrupa’dan sürekli olarak bu tür kaynakları talep etmiştir.
Finansal Destek ve Yatırımlar
Altyapı üzerindeki baskıyı azaltmak için Avrupa, yılda 300 milyon dolarlık Rus varlıklarından gelen faiz ödemelerini yeniden inşaat amaçlı kullanma yoluna gitmiştir. European Commission, özel sektörden yatırım çekmek üzere 9.3 milyar euro (10.5 milyar dolar) finansal destek sağlamaktadır.
Fedoseienko, bu desteklerin Ukrayna ekonomisini toparlamakta yeterli olup olmadığını sorgularken, “Bu önemli bir program, ama yeterli değil” dedi. Bu bağlamda, özel sektör, Ukrayna‘nın geleceği için belirleyici bir rol oynamaktadır.
Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, Ukrayna’nın ekonomik ve siyasi geleceği, oldukça karmaşık bir yol haritası gerektiren bir sürecin içindedir.


