İran’ın Trump’a Cevabı: Gerilim ve Açıklamalar
Teheran, İran – İran’ın siyasi ve askeri liderleri, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump‘ın Orta Doğu’daki ilk büyük turu sırasında sertleşen söylemlerine karşı tepkilerini dile getirdi. Bu tepki, İran’ın iç politikası açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir olaydır. Yüksek Dini Lider Ayatollah Ali Khamenei, Cumartesi günü düzenlenen bir devlet töreninde toplanan öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmada, Trump’ın bazı açıklamalarının yanıtlanmasını bile gerektirmediğini belirtti.
İran’ın Tepkisi
Khamenei, Trump’ın sözlerini “küçük” ve “aşağılayıcı” olarak nitelendirerek, bunların onu konuşan kişi ve Amerikan ulusu için bir utanç olduğunu ifade etti. Trump’ın barış mesajı verme çabalarını da eleştiren Khamenei, Amerika’nın "Filistinlileri ve diğerlerini katletmeyi" desteklediğini iddia ederek, İsrail’i "tehlikeli bir kanser tümörü" olarak tanımladı.
İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, donanma subaylarıyla yaptığı bir toplantıda, Trump’ın barış mesajı verirken aynı zamanda yıkım tehdidinde bulunduğunu vurguladı. Pezeshkian, “Bu başkanın hangi sözlerine inanmalıyız? Barış mesajına mı, yoksa insanları öldürme mesajına mı?” diyerek, Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) üzerindeki yaptırımlarıyla ilgili uluslararası eleştirileri hatırlattı.
Trump’ın Orta Doğu Turu
Çeşitli Arap liderleriyle önemli anlaşmalar imzalayan Trump, İran’ın liderlerini sert bir dille eleştirerek, “İran’ın simgeleri yıkıntıya dönüşüyor” dedi. İran’ın 1979 devriminden sonra monarşiyi devirdikten sonra, mevcut yöneticilerin "yeşil tarım alanlarını kurak çöl haline” getirdiğini ifade etti. İran, uzun süredir devam eden enerji krizinin etkisiyle günlük birkaç saatlik enerjisizlik yaşamaktadır ve bu durumun yıl sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.
İran’daki metal ve inşaat sektörleri temsilcileri, hükümete gönderdiği bir mektupta, kritik sektörlerin elektrik kullanımında yüzde 90 sınırlandırması yapılmasını tekrar gözden geçirmesini talep etti.
Trump ve Bölgedeki Gerginlikler
Irak’taki esir yönetimini destekleyen Trump, aynı zamanda İran’ın bölgesel politikasını sert bir dille eleştirmektedir. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Trump’ın açıklamalarını "aldatıcı" olarak nitelendirirken, Amerika’nın İran’a yönelik yaptırımları ve askeri tehditlerinin yanı sıra İsrail‘e destek verdiğini açıkladı. İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, konuşmalarında Trump’ın durumunu "delilik" olarak tarif etti.
Khamenei’den Trump’a Mesajlar
İslami Devrim Muhafızları Komutanı Hossein Salami, Trump’a direkt olarak hitap ederek, İran’ın güzel simgeleri olduğunu ve "karakter, kimlik, kültür ve İslam’ın yükselişinden" gurur duyduklarını ifade etti. Trump’ın "Pers Körfezi" adını "Arap Körfezi" olarak değiştirmeyi düşündüğü yönündeki işaretleri, İran’ı öfkelendirmiştir. Yerel medya, halk ve hatta Trump’ı destekleyen bazı İranlılar, bu durumu şiddetle eleştirmiştir.
İran ve ABD Arasındaki Anlaşma Umutları
Hem İran hem de ABD, nükleer program etrafındaki gerilimi hızla azaltacak bir anlaşmayı tercih ettiklerini belirtse de, bu süreçte önemli engellerle karşılaşmaktadır. Trump, Tahran’a hızlı bir anlaşma önerisi sunulduğunu iddia ederken, İran’ın Araghchi’si, Washington’un belirsiz ve çelişkili bir anlatımı olduğunu ifade etti.
Kazem Gharibabadi, İran’ın nükleer müzakerecisi olarak, Batı medyasında çıkan haberlerde İran’ın uranyum zenginleştirmesini tamamen durdurma konusunda bir anlaşma yapmayı kabul edeceği iddialarını reddetti. En önemli noktalarından biri, İran’ın zenginleştirme hakkını asla feda etmeyeceğidir; bu, tüm NPT imzacılarının sahip olduğu bir haktır.
Nükleer Anlaşmanın Geleceği
2018 yılında Trump’ın tek taraflı olarak iptal ettiği nükleer anlaşma, İran’a yönelik en sert yaptırımları beraberinde getirmiştir. Geçmişte imzalanan anlaşma, İran’ın sivil kullanım için ilk nesil santrifüjlerle zenginleştirme oranını yüzde 3.67 olarak belirlerken, İran şu an yüzde 60’a kadar zenginleştirme yapabilmektedir ve bu ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ancak İran henüz bir nükleer silah geliştirmek üzere adım atmamıştır. Bu, bölgedeki gerilimi daha da artıracaktır.
Orta Doğu’daki bu karmaşık ilişkinin merkezinde yer alan ABD ve İran, birbirlerine yönelik yıkıcı söylemlerini sürdürerek, gelecekteki olası barış sürecinin önünde büyük engeller oluşturmaktadır.


