Donald Trump’un Orta Doğu Seyahati: Yatırımlar ve Stratejik Değişiklikler
Washington, DC – Üç gün, üç ülke, yüzlerce milyar dolar değerinde yatırımlar ve ABD’nin bölgede attığı adımlarda önemli bir değişiklik: Donald Trump’ın Orta Doğu ziyareti oldukça hareketli geçti. ABD Başkanı Trump, geçen ay Papa Francis’in cenazesine katıldıktan sonra ikinci başkanlık döneminin ilk planlı ziyaretini Suudi Arabistan, Katar ve Birim Emirlikler‘ne yaptı.
Trump, seyahat boyunca yatırım güvence altına almasının yanında, iç politikadaki rakiplerini eleştirdi ve Körfez liderlerine övgüler yağdırdı. ABD’nin yetkilileri, ziyaretleri "tarihi" olarak nitelendirdi. Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle birlikte, bu ziyaretten öne çıkan beş ana noktayı derledik.
Müdahaleciliğe Bir Eleştiri
Riyad’daki yatırım zirvesinde Trump, Orta Doğu’ya yönelik gerçekçi bir yaklaşımı teşvik etti. ABD’nin diğer ülkelerin iç işlerine müdahalesini eleştirerek, bu bölgedeki dönüşümün Batılı müdahalelerle değil, Körfez liderlerinin çabalarıyla gerçekleştiğini vurguladı.
“Bu büyük dönüşüm, Batı müdahalesinden ya da insani yardım taşıyan güzel uçaklarla gelenlerden kaynaklanmamaktadır,” diyen Trump, geçmişteki savaşları yöneten neo-konservatifleri eleştirdi.
“Müdahaleciler karmaşık toplumlardaki sorunları anlamadılar ve sonuç olarak daha fazla zarar verdiler,” diyerek, neo-konservatiflerin yarattığı karmaşanın altını çizdi.
İsrail İhmal Edildi, Gazze İçin Bir Çözüm Yok
ABD başkanlarının Orta Doğu’ya yaptığı ziyaretlerde pek sık görülmeyen bir durum yaşandı; Trump, İsrail’i programından çıkardı. Bu durum, Trump’ın yönetiminin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hükümetiyle kötüleşen ilişkilerini yansıtıyor.
Trump, gezisi sırasında Suudi Arabistan ve İsrail arasında resmi diplomatik ilişkilerin kurulması konusunda bir öncelik vermedi. Uzmanlardan bazıları, bu durumun ABD’nin Orta Doğu’yu yalnızca İsrail perspektifinden görmediğini düşündürdüğünü belirtiyor.
“Bu değişim Netanyahu ve pro-İsrail lobi için taktiksel bir sorun mu? Bunu düşünüyorum,” diyen uzman, Trump’ın İsrail’in karar mekanizmalarıyla açıkça mesafe koyduğunu belirtiyor.
Trump’ın bölgedeki gezisi sırasında, Filistin’in Gazze üzerinde devam eden savaşının durdurulması yönünde güçlü bir baskı kurmaması ise dikkat çekti.
Suriye Yaptırımlarının Kaldırılması
Trump, Riyad’daki konuşmasında Suriye’ye yönelik yaptırımların tümünü kaldırma niyetinde olduğunu açıkladı. Bu karar, Suriye’nin uzun süredir devam eden iç savaşın ardından toparlanma çabalarına destek olmayı amaçlıyor.
Trump, Suriye’nin geçici başkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşerek onu “genç, çekici bir adam” olarak tanımladı. Bu kararın, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Mohammed bin Salman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebi üzerine alındığı belirtildi.
“Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldıracağım; onlara büyük bir fırsat vermek için,” dedi Trump. Ekonomik yaptırımların kaldırılması, yeni Suriye yönetiminin zayıf ekonomisi için önemli bir yardım sunabilir.
İran’a Hem Olumlu Hem de Olumsuz Mesajlar
Suudi Arabistan’da Trump, İran ile bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun hızla gerçekleşmesi gerektiğini belirtti. “Onların başarılı bir ülke olmasını istiyoruz, ancak nükleer silah sahibi olmalarına asla izin vermeyiz,” dedi.
Trump, İran’ın bu “zeytin dalını” reddetmesi durumunda, “baskı uygulamakla” tehdette bulundu. Önceki sert üslubundan daha yumuşak bir dil benimsemesi dikkat çekti.
Yatırımlar, Yatırımlar ve Daha Fazla Yatırım
Trump, ziyaret sırasında Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan anlaşmalarla, bölgeden ABD’ye toplamda 2 trilyon dolara varan yatırım garantisi aldı.
Ziyaretini, ABD için önemli bir siyasi ve ekonomik zafer olarak nitelendiren Beyaz Saray, “Trump, yüzyılın ekonomik fırsatlarını yaratmaya devam ediyor,” açıklamasını yaptı.
Trump, gayrimenkul kariyerinden getirdiği iş insanı zihniyetiyle, Orta Doğu gezisinde oldukça rahat görünüyordu. Ziyaretiyle hem kendi siyasetine hem de ABD’nin stratejik planlarına yön vermesi açısından önemli adımlar attı.
Bu seyahat, Trump’ın Orta Doğu’ya yönelişinin yeni bir dönemine işaret ederken, bölgedeki dengelerin de yeniden gözden geçirilmesine neden olabilir.


