Trump’un Ukrayna İle İlgili Planları Üzerine Değerlendirmeler
Eski Britanya İçişleri Bakanı Charles Clarke, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump‘ın “zorbalık ve övgü kombinasyonu” ile kalıcı bir ateşkes sağlayabileceği konusunda pek umutlu değil. Trump, 17 Nisan’da Rusya ve Ukrayna’ya “kesin” bir ateşkes teklifi sunarak, Kyiv’in Kırım’ı Moskova’ya yasal olarak devretmesini zorunlu kılan bir anlaşma önerdi, ancak güvenlik garantileri sunmadı.
Clarke, Trump’ın Kuzey Kore ile yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak, “Trump’ın büyük bir an yaşamak istediğini ve aynı Kuzey Kore’deki gibi Rusya’yı da bir duruma ikna edebileceğini düşündüğünü” belirtti. 2019’da Trump, Kuzey Kore’yi nükleer silahlardan arındırmaya yönelik benzer bir çaba içerisine girmişti. Clarke, “Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy’in veya Ukrayna’nın tümüyle Kırım’ın de jure kontrolünü Rusya’ya devretmesinin asla mümkün olmadığını düşünüyorum. De facto kontrolü devredebilirler, ama Trump bu ayrımın farkında değil gibi görünüyor,” dedi.
Clarke, “Olan biteni sarsan bu isim, ama Putin ve Rusya’ya karşı çok naif kaldı” şeklinde sözlerini sürdürdü. Clarke, Cambridge Üniversitesi’nin Jeopolitik Merkezi tarafından düzenlenen 16. Baltık Araştırmaları Konferansı sırasında Al Jazeera ile görüştü.
Avrupa, Rusya ile Yüzleşebilir mi?
Ateşkes olasılığı, gazetelerin manşetlerinden düşmüyor. Geçtiğimiz hafta sonu Putin, Rusya’nın koşulsuz olarak Ukrayna ile doğrudan müzakerelere girebileceğini açıkladı. Bu, çatışmanın başlangıcından bu yana nadir bir öneri. Avrupa liderleri, Kyiv’de Zelenskyy ile buluşarak 30 günlük bir ateşkes çağrısı yaptı.
Ukrayna ve Avrupa, Trump’ın planının aksine, Rusya’ya toprak tavizi vermeyen bir ateşkes belgesi sundular. Ancak, bu belgenin ardında durmaya ne kadar istekli ve yeterli olacakları şüpheli. Brendan Simms de “Tam bir Amerikan çekilmesi senaryosu şu an için aşırı karamsar olabilir ama kesinlikle bir olasılık,” dedi.
Peki, Avrupa, Ukrayna’ya bağımsız bir güvenlik garantisi sunmalı mı? Simms, “Bunu yapmalıyız ama yalnızca gerçekten Ukrayna ile tüm gücümüzle destekleme kararlılığımız varsa bunu yapmalıyız,” açıklamasında bulundu.
Simms, “Almanya gibi bir ülkede, ‘Ukrayna’da olanlar korkunç, Trump korkunç ama biz Ukrayna’ya yardım etmeyeceğiz ve Trump’ı Ukrayna’yı desteklemekten vazgeçmek için bahane olarak kullanacağız’ şeklindeki bir açıklama zaten duyulmaya başlandı,” dedi.
Rusya’nın Askeri Kapasitesi
Clarke ve Simms, Rus ordusunun Ukrayna’da tartışmasız bir askeri zafer kazanma kapasitesinin Kremlin tarafından yayılan anlatılar nedeniyle abartıldığını düşünüyor. Clarke, “Rusların etkili bir askeri ve ekonomik makineye sahip olduğuna dair çok fazla inanç var,” diyerek 2022’de Kyiv’i alma çabalarını ve Karadeniz üzerindeki kontrol kaybını örnek gösterdi.
Araştırmalar, Rusya’nın Ukrayna’daki toprak kazanımlarının belirgin şekilde yavaşladığını ortaya koydu. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, Rusya’nın Mart ayında 143 km² (55 mil²) Ukrayna toprağı ele geçirdiğini tahmin etti. Bu, Şubat ayındaki 196 km² (75 mil²) ve Ocak ayındaki 326 km² (125 mil²) ile karşılaştırıldığında önemli bir düşüştür.
Baltık İçin Avrupa Gücü
Son günlerde Avrupa, Ukrayna’da bir barış gücü oluşturma olasılığı üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Simms, böyle bir gücün kurulmasını desteklemekle birlikte, Ukrayna’da barış gücü olarak kullanılmasına karşı çıkmaktadır. Avrupa askeri güçlerinin, Ukrayna’daki drone savaşları için eğitilmediğini ve bu nedenle etkili olmayacaklarını belirtti.
Ukrayna ordusunun en etkili müttefikleri olduğunu söyleyen Simms, “Barış anlaşması kapsamında güçlerimizi dağıtsak, savaş Ukrayna’nın dışına çıkacak ve Rusya başka yerlere kayabilir,” dedi.
Rusya’nın Nükleer Tehditleri
Clarke, Avrupa ve Kyiv’in Washington’ın desteği olmadan savaşı kazanmasının “kesinlikle mümkün” olduğunu, ama bunun “yüksek riskli bir strateji” olduğunu belirtti. Simms ise, Avrupa ve Ukrayna’nın, nükleer tehdit korkusunu aşmaları durumunda savaşı kazanabileceklerine inanmaktadır.
Putin, nükleer silah kullanma tehdidinde bulundu, fakat bunun yanında Ukrayna’nın 2022’de 20,000 km² toprak kazandığı dönemde bunu gerçekleştirmedi. Buna karşın, bu tehditler Batı üzerinde ciddi bir korku yaratmış ve bu durum, Ukrayna’nın uluslararası destek bulmasını zorlaştırmıştır.
Sonuç olarak, Ukrayna ve Avrupa’nın karşılaştığı zorluklar, uluslararası ilişkilerdeki dengeyi etkileyebilir ve bu durum, küresel güvenlik yapısında köklü değişikliklere yol açabilir.


