Verizon 2025 Veri İhlalleri Araştırma Raporu’nda öne çıkan ana unsurlar nelerdir?
Üçüncü taraf risklerinin etkileri nedir?
Makine kimlikleri neden bu kadar önemli?
Birleşik bir güvenlik stratejisi neden şarttır?
Üçüncü taraf risklerinin etkileri nedir?
Günümüz işletmeleri, kontratörler, satıcılar, iş ortakları, yönetilen hizmet sağlayıcılar gibi birçok iş ilişkisinden oluşan karmaşık bir yapıdadır. Bu ilişkiler işletmelere verimlilik sağlasa da, aynı zamanda geniş bir kimlik ekosistemi yaratır. Güçlü bir yönetişim olmadan, üçüncü taraf kimlikleri, istismar için açık noktalar haline gelir.
2025 DBIR, üçüncü taraf erişimi ile bağlantılı ihlallerin genellikle yetersiz yaşam döngüsü yönetiminden kaynaklandığını belirtmektedir. Örneğin, bir proje bittikten sonra aktif kalan bir contratör hesabı veya aşırı yetkilere sahip bir iş ortağı girişi gibi durumlar bu riskleri artırmaktadır. Bu trend, sağlık, finans, üretim ve kamu sektörü gibi çeşitli endüstrilerde hızla artmaktadır.
Üçüncü taraf kullanıcıların yönetimi, iç çalışanlar kadar titiz bir şekilde yapılmalıdır. Görünürlük, hesap verebilirlik ve zamanında devre dışı bırakma süreçleri, tüm üçüncü taraf kullanıcıları için sağlanmalıdır.
Makine kimlikleri neden bu kadar önemli?
İnsan kimlikleri hala savunmasızken, makine kimlikleri daha da hızla büyüyen bir risk haline gelmektedir. Hizmet hesapları, botlar, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu) ve API’ler gibi dijital iş gücü elemanlarının sayısı artmakta, çoğu zaman net bir sahiplik veya denetim olmadan çoğalmaktadır. AI ajanlarının çoğalması, bu süreçte makine kimliklerinin hem büyüklüğünü hem de karmaşıklığını artırmaktadır.
2025 DBIR, kimlik bilgileri tabanlı saldırıların hala en yaygın erişim yöntemi olduğunu ve saldırganların giderek daha fazla denetlenmeyen makine hesaplarını hedef aldığını ortaya koymaktadır. Korunmasız makine hesapları, büyük ihlallere ve artan fidye yazılımı saldırılarına neden olmaktadır.
Giderek artan risklere rağmen, çoğu geleneksel kimlik güvenliği aracı makineleri ikinci sınıf vatandaşlar olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla, ad hoc makine yönetiminden, ölçek ve otomasyon için tasarlanmış bir modele geçmek şarttır.
Birleşik bir güvenlik stratejisi neden şarttır?
Parçalı kimlik yönetişimi artık bir zayıflık değil, bir yükümlülüktür. Çalışanları ayrı bir sistemde, üçüncü taraf kullanıcıları başka bir sistemde, makineleri ise (varsa) farklı bir sistemde yönetmek, saldırganların geçebileceği büyük çatlaklar oluşturur. Sadece bir açıklık bulmaları yeterlidir.
Üçüncü taraf kullanıcılar ve makine hesapları ile bağlantılı ihlaller, iç çalışanlarla kıyaslandığında daha hızlı artmakta, bu da tutarsız yönetişimin yeni güvenlik açıklarına yol açtığını göstermektedir. Gerçek şu ki, kimlik kimliktir. İnsan, çalışan olmayan ya da makine, her kimlik düzgün bir şekilde yönetilmeli, yönetişim altında tutulmalı ve güvence altına alınmalıdır.
Gelecekteki tehditlere karşı ayakta kalan örgütler, çözümleri uyumlu hale getirmeye çalışanlar değil, her kimliği bir arada yönetmenin tek yol olduğunu kabul edenlerdir. Çalışanlar, kontratörler, ortaklar, hizmet hesapları, botlar ve AI ajanları arasında kimlik güvenliğini birleştirmek, kritik boşlukları kapatır, görünürlüğü artırır ve savunmaları güçlendirir.
SailPoint, örgütlerin kimlik karmaşasını netliğe dönüştüren, günümüz karmaşık işletme ortamlarına yönelik tasarlanmış çözümlerle sonuçları güvence altına almasına yardımcı olmaktadır. Makine kimliklerini yönetiyor ya da çalışan olmayan erişimi güvence altına alıyor olun, SailPoint birleşik bir kimlik güvenliği deneyimi sunmaktadır — SailPoint Atlas platformu ile güçlendirilmiş bir deneyim.
Geleceğin makine kimliklerine neden yenilikçi bir yaklaşım gerektiğini ve geleneksel insan merkezli modellerin neden artık yeterli olmadığını derinlemesine anlamak için “Makine Kimliğini Kim İzliyor?” başlıklı üç parçalı makale serimize göz atabilirsiniz.
İnsan ve makine kimliği güvenliği arasındaki boşluk giderek genişliyor. Bu boşluğu kapatma zamanı geldi, yoksa saldırganlar sizin için kapatacaktır.


