**Yazının içeriği ile ilgili bazı sorular:
- Max kütüphanesine hangi yeni içerikler ekleniyor?
- Teen Wolf filminde hangi ünlü oyuncu başrolde?
- Unstoppable filminde Denzel Washington’un karakteri kimdir?
- Scream 3 filmi neden göz ardı ediliyor?
- Bu eserlerden hangileri streaming platformlarında mevcut?**
Yeni bir aya yaklaşırken, Max kütüphanesine birçok 2024 yapımı ekleniyor. İlk olarak, Rachel Zegler’in başrolünde olduğu Y2K, 4 Nisan’da yayınlanacak. Daha sonra, Nicole Kidman ve Harris Dickinson’ın yer aldığı erotik gerilim filmi Babygirl, 25 Nisan’da izleyiciyle buluşacak.
Her iki film de debutlarında hizmetin en iyi 10 listesine girmesi bekleniyor. En iyi 10’un ötesinde birçok underrated film de izlemeye hazır. Farklı bir şey denemek isterseniz, 1980’ler gençlik komedisi, Tony Scott gerilimi ve komik bir slasher filminden birini izlemeyi düşünün.
Ayrıca Netflix, Hulu, Amazon Prime Video, Max ve Disney+ üzerindeki en iyi filmler için rehberlerimiz de bulunuyor.
Teen Wolf (1985)
Michael J. Fox, 1980’ler ile özdeşleşmiş bir aktördür. Kanadalı aktörün yıldızı, büyük başarı kazandığı Back to the Future filmi ve sevilen sitcom Family Ties ile parlamıştır. Bu iki proje arasında, Rod Daniel’ın bir kurt adam ile geleneksel gençlik komedisi Teen Wolf yer almaktadır. Okulda popüler olmayan Scott Howard (Michael J. Fox), vücudunda bazı değişiklikler yaşamaya başladığında, babası Harold (James Hampton) ona ailede bir kurt adam laneti olduğunu bildirir.
Scott’ın sınıf arkadaşları "Kurt" karakterini çok sevdikleri için o da çoğu zaman bu yaratık olarak kalmayı tercih eder. Ancak Scott, yeni arkadaşlarının yalnızca kurt adamla ilgilendiğini fark eder. Teen Wolf, bazı eğlenceli anlar, iyi bir mesaj ve izlediğiniz en kötü basketbol gösterisi ile dolu 1980’ler klasiğidir. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
Teen Wolf filmine Max’te ulaşabilirsiniz.
Unstoppable (2010)
Tony Scott ve aksiyon, elma pie ve beyzbol gibi beraber gider. Scott, hızlı tempolu, vibrant renkler, ünlü oyuncu kadroları ve hız kesmeyen aksiyon sahneleri sayesinde patlamış mısır gerilimini ustaca yönetmiştir. Unstoppable, Scott’ın trajik ölümünden önceki son filmi olup, yönetmenlik becerisinin bir film nasıl yükselttiğine dair mükemmel bir örnektir.
Scott’ın en iyi ilham kaynağı Denzel Washington, tecrübeli bir mühendis olan Frank Barnes’ı canlandırırken; rookie şoför Will Colson (Chris Pine) ile birlikte çalışmak zorunda kalır. Olağan bir gün sıradışı bir yaşam mücadelesine dönüşür; zehirli kimyasallar taşıyan bir tren hızla yollarından geçer. Emirleri yerine getirmeyi reddeden Frank ve Will, trenin çarpışmasını ve felaket yaratmasını engellemeye çalışır. Aksiyon dolu bir gerilim filmi olan Unstoppable, bir özgeçmişte bulunması gereken harika bir filme örnektir.
Unstoppable filmine Max’te ulaşabilirsiniz.
Scream 3 (2000)
Scream bir başyapıttır. Scream 2 iyidir. Scream 3 ise gözardı edilir. Scream 3‘ün serinin en iyisi olduğunu söyleyecek miyim? Hayır, ama Scream 3‘ün çok eğlenceli olduğunu ve senaryonun meta yönünü tamamen benimsediğini söyleyebilirim. Scream 3‘te, Ghostface Hollywood’a gider ve Stab 3: Woodsboro’ya Dönüş filmi için seti hedef alır.
Stab 3 setinde, Ghostface birçok oyuncuyu öldürmeye başlar. Ghostface, Sidney Prescott’ın (Neve Campbell) yaşadığı gizli yeri dahi bulmayı başarır. Tehlikede olduğunu fark eden Sidney, Hollywood’a geçer ve Ghostface’in terörünü sona erdirmek için Dewey Riley (David Arquette) ve Gale Weathers (Courteney Cox) ile bir araya gelir. En azından bunu yapmaya çalışacaklardır.
Scream 3 filmine Max’te ulaşabilirsiniz.
Bu Hafta Sonu İzlemeniz Gereken 3 İhmal Edilmiş HBO Max Filmi
HBO Max, film tutkunlarına sunduğu zengin kütüphanesi ile tanınan bir platformdur. Ancak, bu geniş seçki içerisinde bazı filmler, hak ettikleri ilgiyi göremiyor. Eğer 28-30 Mart tarihleri arasında izlenecek bir şey arıyorsanız, HBO Max’teki bu üç ihmal edilmiş filmi keşfetmenizi öneririm. İşte dikkat etmeniz gereken o filmler!
1. "The Goldfinch" (Altınbülbül)
2019 yapımı “The Goldfinch”, yazar Donna Tartt’ın Pulitzer ödüllü romanından uyarlanmıştır. Başrollerinde Ansel Elgort ve Nicole Kidman’ın yer aldığı film, genç bir çocuğun hayatındaki travmatik bir olay sonrası yaşadığı değişimleri konu alıyor. Theo Decker, bir terör saldırısı sonrasında annesini kaybettikten sonra bir tabloyu çalarak hayatına yeni bir yön vermeye çalışır. Filmin, zengin görsel estetiği ve derin karakter analizleri, izleyicide kalıcı bir etki bırakıyor.
Film, eleştirmenlerden karışık yorumlar alsa da, genç Theo’nun kayıpları ve yeniden ayağa kalkma çabasını ön planda tutması bakımından oldukça etkileyici. “The Goldfinch”, intihar, kayıp ve sanatsal ifadenin güzelliği gibi zor konuları heyecan verici bir şekilde işliyor. Özellikle görselliği ve müzik seçkisi ile dikkat çeken bu filmi izlemek, sanata ve hayata dair derin bir perspektif edinmenizi sağlayabilir.
2. "The Night House" (Gece Evi)
Korku filmi severler için “The Night House”, oldukça ilginç bir seçenek. 2020 yapımı olan bu film, Rebecca Hall’un başrolünde yer aldığı psikolojik korku dalında dikkat çekici bir eser. Film, eşi intihar eden bir kadının, kocasının geçmişine dair gizemleri çözmeye çalışırken yaşadığı dehşet verici deneyimleri takip ediyor. Göz alıcı sinematografisi ve etkileyici performansları ile dikkat çeken “The Night House”, izleyiciyi sürekli olarak gerilim içinde tutarak sonuna kadar merak ettiriyor.
Film, özellikle karanlık temaları ve psikolojik unsurları ile sınırlı korku evreninde kendine özgü bir yer edinmekte. Zihin oyunları ve bilinmeyene karşı duyulan korku temalarıyla harmanlanan yapıt, izleyiciyi sadece korkutmakla kalmaz, aynı zamanda düşündürmeyi de başarır. Hafta sonu planınızı daha da heyecanlı hale getirmek istiyorsanız bu filmi listenize ekleyin.
3. "Jojo Rabbit" (Jojo Tavşan)
Taika Waititi’nin 2019 yapımı bu film, II. Dünya Savaşı döneminde geçen, mizah ve drama unsurlarını bir araya getiren özgün bir yapım. “Jojo Rabbit”, genç bir Nazi gençliği olan Jojo’nun, annesinin evinde saklanan bir Yahudi kızı keşfetmesiyle başlıyor. Film, Jojo’nun hayali arkadaşı olan Adolf Hitler tarafından yönlendirilmesi anlamında büyük bir sembolik yük taşıyor. Waititi, toplumsal normlara karşı çıkarken, aynı zamanda insanlığın özel yanlarını da öne çıkarıyor.
Bu film, hem çarpıcı bir anlatıma sahip olması hem de sağlam bir mizah anlayışı ile dikkat çekiyor. İzleyicilere, savaşın korkunç yüzünün altında yatan insani duyguları ve saflığı hatırlatıyor. “Jojo Rabbit”, eleştirmenlerden tam not almış ve En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar kazanmıştır. Mizahi bir dille zor bir konuyu ele alan bu filmi izlemek, hem düşündürücü hem de eğlenceli bir deneyim sunacaktır.
Sonuç
Bu hafta sonu, HBO Max’teki ihmal edilmiş filmlerden bazılarını izleyerek farklı perspektifler kazanabilirsiniz. “The Goldfinch”, “The Night House” ve “Jojo Rabbit” gibi yapımlar, zengin içerikleri ile dikkat çekiyor. Her biri, kendine özgü anlatım tarzları ve derin temaları ile izleyici üzerinde güçlü bir etki yaratabilir. Sinema severler olarak, bu ihmal edilmiş yapımları keşfetmek, sinema dünyasının sunduğu çeşitliliği daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Hafta sonunuzu tatlandıracak bu filmleri kaçırmayın!


