Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Ferrara Üniversitesi’nden araştırmacılar, teorik yeteneklerinin sınırında çalışan kuantum iletişim ve algılama sistemleri oluşturmanın yolunu açabilecek yeni bir konsept geliştirdiler.
Yeni yaklaşımın temel unsuru, yeni olmayan kuantum durumlarının kullanılmasıdır. Kuantum iletişim ve sondaj sistemleri alanındaki mevcut gelişmelerin çoğu, Gaussian modelleri tarafından tarif edilen elektromanyetik alanın koşulları – gösterişli koşullara dayanmaktadır. Bununla birlikte, bu tür sistemler kaçınılmaz olarak tam bir kuantum avantajı elde etmesine izin vermeyen kısıtlamalarla karşılaşır.
Araştırmacılar, mevcut teknolojiler kullanılarak elde edilebilen foton değişen Gauss koşulları (PVGS) olarak bilinen özel bir HAus dışı koşul kategorisi kullanmayı önerdiler. Çalışmanın sonuçları, PVG’lerin kullanımının kuantum sesinin doğruluğunu önemli ölçüde artırabileceğini ve kuantum iletişiminin güvenilirliğini artırabileceğini göstermektedir.
Ferrara Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi Andrea Dzhani, “Kuantum algılama ve iletişim sistemleri klasik analoglarına kıyasla önemli avantajlar sağlamalıdır” diye açıklıyor. Örneğin, kuantum sensörleri elektromanyetik alandaki değişikliklere karşı mevcut klasik sistemlerden daha duyarlı olabilir. Bu tür fırsatlar birçok alanda çok önemli olabilir: Dünya’nın manyetik alanının incelenmesinden astrofizik gözlemlerin iyileştirilmesine kadar.


