Çinli bilim adamları, güneş sisteminin küçük bedenlerini incelemek için gelecek görevlerde kullanılabilen asteroitlerden örnek toplamak için yeni bir sistem geliştirdiler. Çin Kozmik Teknolojileri Akademisi’nden araştırmacılar, mevcut yaklaşımların unsurlarını asteroitlerden toprağın çitine birleştiren bir yöntem sundu.
Yeni sistem, asteroit regolitindeki deliği kırmak için pnömatik bir matkap kullanır ve daha sonra toprak parçacıklarını numuneler koleksiyonuna itmek için gazı bu deliğe yuvarlar. Bilgisayar modelleme ve deneylere göre, bu yöntem hem mikro yerçekimi koşullarında hem de geleneksel yerçekiminde etkili bir şekilde çalışır. Sistem ayrıca, katı mermerden küçük kuma kadar çeşitli granüler malzemelerle çalışırken iyi sonuçlar gösterdi.
Örnek toplamak için yeni bir sistemin geliştirilmesi, asteroitlerin çalışmasına artan bir ilginin arka planına karşı gerçekleşir. 2023’te Asteroid Benn’den Osiris-Rex misyonu tarafından verilen numunelerde amino asitlerin varlığı hakkında yakın tarihli bir duyuru, muhtemelen güneş sisteminin küçük bedenlerinin incelenmesine daha da fazla ilgi duyacaktır.
Asteroitlerden örnek toplamak için mevcut yöntemlerin avantajları ve dezavantajları vardır. Örneğin, 2010 yılında Hayabus misyonunda kullanılan “atış” yöntemi, uzay aracının asteroit üzerinde düzeltilmesini gerektirmez, ancak sert yüzeylerle çalışırken etkisizdir. Benn’i ziyaret ederken Osiris-Rex tarafından kullanılan “üfleme” yöntemi benzer artıları ve eksileri vardır. Rosetta misyonunda kullanılması planlanan sondaj yöntemi, önemli enerji tüketimi ve iniş modülü üzerindeki etki kuvvetleri gerektirir.
Çinli bilim adamlarının yeni hibrit yaklaşımı, mevcut yöntemlerin kısıtlamalarının üstesinden gelmek için tasarlanmıştır. Araştırmacılar, daha büyük parçacıklar toplamak için daha büyük bir gaz basıncının gerekli olacağını, ancak bu, gelecekteki görevleri planlarken önceden hesaplanabilir.
Böyle bir örnek toplama sisteminin gelecekteki uzay görevlerinde kullanılacak yüksek bir olasılık vardır. Çin, uzay programını aktif olarak geliştiriyor ve asteroit kaynaklarının incelenmesine artan bir ilgi gösteriyor. Çalışma, Çin’in çeşitli hükümet kuruluşu tarafından finanse edildi ve ülke, lansmanının bu yıl planlanan Tianveen-2 misyonunun bir parçası olarak asteroitlerden örnekler vermeye ilgi gösterdi.
Örneklerin toplanmasına yönelik yeni hibrit yaklaşımın gerçek görevlerde kullanılmak üzere kabul edilip edilmediği hala bilinmemekle birlikte, gelecekteki asteroit araştırmaları için umut verici bir karardır. Bu tür yenilikler, kozmik çevremizin kökeni ve evrimi hakkındaki bilgileri genişletmede önemli bir rol oynayabilir.


