Arcom Görsel-İşitsel Ekipman Gözlemevi’ne göre ilk kez akıllı telefona sahip hanelerin sayısı televizyonla donatılmış hanelerin sayısını geçti. Bu gelişme Fransa’da dijital alışkanlıkların hızlı dönüşümünü yansıtıyor.
Akıllı telefon: Fransız evlerindeki ilk ekran
Arcom’un son verilerine göre akıllı telefonların penetrasyon oranı 2021’de yüzde 83,2 iken 2024’te yüzde 92’ye yükseldi. Televizyon sahiplik oranı ise yüzde 91,3 azalarak yüzde 89,7’ye geriledi. Bu önemli geri dönüş, ana görsel-işitsel ve dijital tüketim aracı olarak akıllı telefon.
İşletmelerin dijital dönüşümünde uzmanlaşmış bir danışmanlık firması olan Forrester’ın başkan yardımcısı Thomas Husson, akıllı telefonu şu şekilde tanımlıyor: “bağlantılı deneyimler merkezi”. Bu eğilimin özellikle akıllı telefonu dijital günlük yaşamlarının merkezi haline getiren genç nesiller arasında belirgin olduğunu vurguluyor. Aslında 25 yaşın altındakiler televizyonlarını geleneksel programları izlemek yerine çoğunlukla müzik dinlemek veya video oyunları oynamak için kullanıyor.
Akıllı telefonların sürekli ilerlemesi
Daha yoğun akıllı telefon kullanımına geçiş, yalnızca medyayı değiştirmekle ilgili değil, aynı zamanda artan işlevsellikle de ilgili. Modern cihazlar, daha önce birkaç ayrı cihaza dağıtılan çeşitli işlevleri birleştirir. Böylece akıllı telefonlar sadece iletişim kurmayı değil, aynı zamanda çalışmayı, eğlenmeyi ve günlük yaşamın kişisel yönlerini benzersiz bir verimlilikle yönetmeyi de mümkün kılıyor.
Arcom’un yayınladığı rakamlar, son üç yılda evlerde akıllı telefon varlığında %9’luk bir artış olduğunu gösteriyor. Bu artışa paralel olarak hanede televizyon sahibi olanların sayısında da %1,5’lik bir azalma eşlik ediyor. Şu anda her on haneden birden fazlasında televizyon bulunmuyor ve çoğunlukla mobil ve daha esnek alternatifler tercih ediliyor.
Televizyonsuz evlerin portresi
Televizyonu olmayan evlerin bazı ortak özellikleri bulunmaktadır. Bunlar genellikle daha yüksek sosyo-profesyonel kategorilere (CSP+) ait olan ve büyük şehirlerde ikamet eden genç insanlardan oluşmaktadır. Bu profil, genellikle aktif olmayan veya küçük veya orta ölçekli kasabalarda yaşayan daha düşük sosyo-profesyonel kategorilerden (CSP-) bireyleri bulduğumuz, televizyonlarla en iyi şekilde donatılmış hanelerin profiliyle keskin bir tezat oluşturuyor.
Bu dinamik, yalnızca yaşa ve sosyoekonomik düzeye değil, aynı zamanda içerik tüketim tercihlerine de dayalı bir dijital bölünmeyi akla getiriyor. Özellikle genç yetişkinler, ana ekranları haline gelen akıllı telefonları aracılığıyla erişilebilen isteğe bağlı çözümleri tercih ediyor.
Çok yönlü ve her yerde kullanım
Ortalama olarak Fransız evlerinde ikisi cep telefonu olmak üzere 5,7 ekran bulunuyor. Ekranların bu çeşitliliği, hanelerdeki kullanım dağılımını gösteriyor, ancak aynı zamanda akıllı telefonların her yerde mevcut olduğunu da vurguluyor. Diğer cihazların boş bıraktığı merkezi yeri giderek daha fazla alıyorlar.
Bu eğilim, eğlenceden (müzik ve video akışı gibi) kamu hizmetlerine (çevrimiçi bankacılık, sağlık, ev otomasyonu) kadar çeşitli alanları kapsayan, mobil uygulamalar aracılığıyla sunulan hizmetlerdeki artışla desteklenmektedir. Akıllı telefonlar artık sadece iletişim aracı değil, her türlü aktiviteye yönelik çok yönlü portallar.
Görsel-işitsel endüstri için sonuçlar
Akıllı telefonların birincil ev ekranı olarak yükselişinin görsel-işitsel endüstri için derin sonuçları var. Geleneksel televizyon kanalları, özellikle mobil cihazlara uyarlanmış içerik geliştirerek ve dijital platformlardaki varlıklarını güçlendirerek, tekliflerini yeni tüketici beklentilerini karşılayacak şekilde uyarlamalıdır.
Ayrıca bu dönüşüm, yatırımların giderek dijital ve mobil uygulamalara kaydığı sektörler olan reklam ve pazarlamayı da etkiliyor. Reklamverenler artık tüketicilere zamanlarının çoğunu geçirdikleri yerde, yani akıllı telefonlarında ulaşmaya çalışıyor.

