What Surrounds Us oyunu, adını tam anlamıyla taşıyor. Oyun, merkezinde bir delik bulunan bir daire olarak oynuyorsunuz; görünüşü bir şekerleme dolgusuyla kaplı bir donut gibi. Diğer hareketli dairelerle birlikte çalışarak, bazen onlara neşeyle yardımcı oluyor ve büyük bir daireler haritasında dolaşıyorsunuz. Etrafta bulunan daireler, yalnızca sanatsal bir tercih değil; çevreyle ve etrafımızdaki şeylerle bağlantılı çalışmanın temalarını vurguluyor.
Renkli tasarımına rağmen, What Surrounds Us tanıdık bir formata sahip. Üç ayrı bölgeyi keşfederken ve yer değiştirmek için hafif bulmacaları çözerken The Legend of Zeldadan yankılar hissettim. Oyun boyunca yeni yetenekler kazanıyorsunuz; örneğin, büyük bir sıçrama ile boşlukları geçebilme yeteneği gibi. Daha sonra, sık sık dünya etrafında dolanan ve yolunuzu tıkayan hatalı bir maddeyi aşmanın yollarını bulmalısınız.
Zelda ilhamı, bana çok az talimat sunan bir oyunda rahatlamamı sağladı. Temelde hiç metin yok ve kontrolleri açıklamak için sadece birkaç ekrandaki ipucu bulunuyor. Bu da demek oluyor ki, çoğu zaman dünyayı keşfetmek, nerelere gidebileceğimi görmek ve elimdeki sınırlı aletlerle neler olabileceğini denemekle geçirdim. Bu çoğu zaman mutlu sürprizlere yol açtı; örneğin, karanlık bir dairenin yanında bir ping kullanmanın yeni yollar açtığını öğrenmek gibi. Bazen ise sorunlara yol açtı; örneğin, beni yiyen agresif bir düşman dairesine çok yaklaşmak gibi.
Aşırı bariz ipuçları veya konuşkan yan karakterler gibi sık görülen video oyunu kolaylıkları olmadan, kuralları büyük ölçüde kendim keşfetmek zorunda kaldım. Ancak birçok Zelda oyununda olduğu gibi, bir şeyi denemek amacıyla görüp, onun işe yaradığını görmek genellikle tatmin edici oldu. Bu denemeler, oyundaki unsurların nasıl ilişkilendiğini daha iyi anlamama yardımcı oldu.
Oyun içindeki ne yaptığınıza benzer şekilde, anlamı da sizin keşfetmenize bırakılmış. Oyundaki her şey bir dizi çemberden oluştuğu için, bunların neyi temsil ettiğini yorumlamanız gerekiyor; örneğin, yolunuzu tıkayan koyu kırmızı dairelerin aslında duvar rolü üstlendiğini öğrenmek gibi. Yalnız bir daire arkadaşımı, dost dairelerin olduğu bir gruba götürdüğümde, sevinçle dönerken ve cıvıldarken, bunun yalnızca sevinçle zıplamak için olduğunu tarif edebilirim. Müzik bile “sarmaş dolaş” bir şekilde; eterik ve ortam etkisi yaratıyor, duyularınızı baskılamıyor fakat aynı zamanda dolaşırken arka planda sessizce çalıyor.
What Surrounds Us, hem tematik hem de oyun oynama açısından birçok ilginç şey başarıyor ve bunu sıkı bir üç saatlik oynanış süresinde gerçekleştiriyor. Kim bilir, küçük bir donut bu kadar derinlikte olabilirdi?
What Surrounds Us artık PC’de Steam üzerinden ulaşılabilir.

