Christopher Nolan’ın The Odyssey adlı filmine dair görüşlerim, ilk gösterimden sonra biraz karışık oldu. Filmin bazı fantastik sahneleri görkemli bir şekilde tasarlanmış ve etkileyici bir oyunculukla hayat bulmuşken, gözümde tam oturmayan bir şey vardı. İlk izlememde neyin eksik olduğunu anlamakta zorlandım ancak filmi IMAX formatında izleyince sorun net bir şekilde belirdi.
The Odyssey‘ın tamamen 70mm film IMAX kameralarıyla çekildiğini duyduğumda, bunun çoğunlukla marketing stratejisi olduğunu düşündüm. Ancak filmin daha büyük bir formatta izlenmesinin seyir deneyimini ne kadar farklılaştırdığını göz ardı etmemişim. Gerçekten de The Odyssey, Nolan’ın anlattığı hikayeyi tam anlamıyla hissetmek için IMAX’ta görülmesi gereken bir film.
Filmdeki sahnelerin çoğu, 35mm formatında oldukça iyi görünüyordu. Ancak IMAX’ta gösterildiğinde bazı sahneler çok daha derin bir anlam kazanıyor.
- Odysseus ve adamlarının denizdeki muhteşem görüntüleri, Akdeniz’in büyüklüğünü vurguluyor.
- Trojan atı içindeki askerlere uygulanan daralmış alan hissi etkileyici bir gerilim yaratıyor.
- Ancak Laestrygonlar ile olan felaket anı, IMAX’ta karşılaştırmalı devasa boyutları daha net gösteriyor.
Sanki Cyclops Polyphemus, 35mm izlememde insanlardan devasa bir yükseklikteymiş gibi görünüyordu. Ancak IMAX’ta gördüğümde, yaratığın boyu ve Irwin’in performansının detayları çok daha net bir biçimde algılandı, özellikle de Polyphemus’un başını tavanın yüksekliğinden sakınmak için eğmek zorunda kaldığı anlar.
Bu iki gösterim arasındaki belirgin fark, Cyclops’un Odysseus ve adamlarını bir dağdan kovalamadığı sahneyi yeniden gördüğümde daha da bariz hale geldi. 70mm sürümde, canavarı ağaçların arasında daha iyi görebiliyor ve kovalama sahnesinde ortaya çıkan tehlike hissini daha fazla duyumsuyordum.
Nolan, The Odyssey‘ı tamamen 70mm çekerek, modern filmlerin sunduğundan daha immersif bir deneyim oluşturmayı başardı. Ancak bu formatın, çoğu sinemaseverin filmi en etkileyici biçimde izlemelerini güçleştirdiğine de dikkat çekmek gerek.
Dünya genelindeki yalnızca yaklaşık 40 sinemada 70mm IMAX gösterimi yapılabiliyor. Bu da çoğu insanın The Odyssey‘ı, Nolan’ın istediği şekilde izleme şansına sahip olamayacağı anlamına geliyor.
Nolan, The Odyssey ile IMAX ve sinema sahiplerine 70mm formatında filmlere gerçek bir talep olduğunu gösteriyor olabilir. Şu anki durumda 70mm gösterimlerin azlığı, IMAX’ın yeni projektörler üretememesi ile alakalı.
Filmin bu pazarlama stratejisi, izleyiciler arasında yüksek beklentiler oluşturuyor ancak aynı zamanda daha geniş izleyici kitlesine ulaşmak için daha fazla 70mm gösterim seremoni gerektiriyor.
Bütün bunlar, The Odyssey gibi çok beklenen bir projenin tanıtımını oluşturuyor ve sürükleyici bir sinema deneyimi sunuyor. Acaba siz de IMAX izleme deneyimini yaşamak için bir yolculuğa çıkmayı düşünür müsünüz?

