Siber Güvenlik, Neden Bu Kadar Önemli?
Sağlık kuruluşları hangi siber güvenlik tehditleriyle karşı karşıya?
Geleneksel güvenlik yaklaşımlarının eksiklikleri nelerdir?
Yeni düzenleyici çerçeveler neler getiriyor?
IT güvenliği ve tıbbi cihaz ekipleri arasındaki uçurum nasıl kapatılır?
Elisity ve Armis entegrasyonu neden bu kadar önemli?
Gelecekte sağlık siber güvenliği nasıl şekillenecek?
Sağlık güvenliği liderleri hangi adımları atmalı?
Sağlık Kuruluşları Hangi Siber Güvenlik Tehditleriyle Karşı Karşıya?
2025 yılı itibarıyla sağlık kuruluşları, benzeri görülmemiş siber güvenlik tehditleriyle mücadele etmek zorunda kalıyor. Operasyonel teknoloji (OT) çevreleri, saldırganlar tarafından daha fazla hedef haline gelirken, BT ve tıbbi sistemlerin birleşimi, saldırı yüzeyini genişletiyor. 2024’te sağlık sektöründe veri ihlalleri açısından rekor bir yıl yaşandı; bu dönemde 133 milyondan fazla hasta kaydı açığa çıktı. Nitekim sağlık sektöründe bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 11 milyon dolara ulaştı.
Saldırganların odağı giderek değişiyor. Artık sadece hasta kayıtlarını elde etmekle yetinmeyen siber suçlular, doğrudan hasta bakımını sağlayan cihazları hedef almaya başlıyor. Ransomware saldırıları, sağlık kuruluşlarına yönelik tüm saldırıların %71’ini oluşturuyor ve her bir olayda ortalama 11 günlük bir kesinti yaşatıyor.
Geleneksel Güvenlik Yaklaşımlarının Eksiklikleri Nelerdir?
Geleneksel güvenlik yaklaşımları, bu gelişen tehdit ortamında yetersiz kalıyor. BT güvenlik ekipleri, güvenlik politikalarını zorlayarak ve uyumluluk raporları hazırlayarak çalışırken, klinik mühendislik takımları cihaz işlevselliği ve hasta güvenliğini önceliklendiriyor. Bu iki grup arasındaki farklılıklardan oluşan ayrım, sağlık kuruluşlarının güvenlik duruşunda kör noktalara yol açıyor.
Ayrıca, klinik cihazlar genellikle geleneksel güvenlik yazılımlarını desteklemeyen özel veya eski işletim sistemleri üzerinde çalışıyor. Bu durum, sağlık kuruluşlarının siber güvenlik durumunu zayıflatıyor ve gözden kaçan cihazlar için görünürlük eksikliği yaratıyor.
Yeni Düzenleyici Çerçeveler Neler Getiriyor?
Sağlık kuruluşları, ağ segmentasyonunu zorunlu kılan daha sıkı düzenleyici gerekliliklerle karşı karşıya. 2024 Aralık ayında yayımlanan güncellenmiş HIPAA Güvenlik Kuralı, "gerekli" ve "uygulanabilir" uygulama spesifikasyonları arasında kaydırmayı ortadan kaldırdı. Bu, tüm güvenlik önlemlerinin zorunlu hale gelmesi anlamına geliyor.
Bununla birlikte, HHS 405(d) yönergeleri, ağ segmentasyonu ve erişim kontrollerini öneren gönüllü siber güvenlik uygulamaları sunuyor. Bu düzenlemeler, modern zayıflıkların ve tehditlerin ortada olduğu bir ortamda, temel güvenlik önlemlerinin artık isteğe bağlı değil, zorunlu olduğunu yansıtıyor.
IT Güvenliği ve Tıbbi Cihaz Ekipleri Arasındaki Uçurum Nasıl Kapatılır?
Bu konuda yaşanan en büyük zorluklardan biri, BT güvenlik ekipleri ile tıbbi cihazlardan sorumlu klinik mühendislik / biyomedikal ekipleri arasındaki geleneksel ayrım. Her grup farklı önceliklere, uzmanlıklara ve iş akışlarına sahip. Bu ayrım, sağlık kuruluşlarının güvenlik duruşunda kör noktalar oluşturuyor.
Aaron Weismann, Main Line Health’in Baş Bilgi Güvenliği Yetkilisi, bu zorluğu şöyle tanımlıyor: "Geleneksel olmayan hesaplamaları yönetmekte çok zorlanıyoruz, çünkü bu cihazları ele almak üzere özel olarak tasarlanmış araçlarımız yok. Bu nedenle Elisity, ortamımızda sahip olamayacağımız bir savunma ve tehdit azaltma katmanı sağlıyor."
Elisity ve Armis Entegrasyonu Neden Bu Kadar Önemli?
Armis Centrix™ ve Elisity’nin mikrosegmentasyon platformu arasındaki entegrasyon, bu zorlukları baştan sona ele alan güçlü bir güvenlik çerçevesi sunuyor. Sağlık kuruluşları, kapsamlı varlık istihbari ile Elisity’nin dinamik mikrosegmentasyon yeteneklerini birleştirerek gerçek bir sıfır güven mimarisine ulaşabiliyor.
Entegre çözüm, tüm bağlı cihazlar arasında eşsiz bir görünürlük sağlıyor; yönetilen, yönetilmeyen, tıbbi ve IoT cihazları gibi. Geleneksel güvenlik araçlarının gözden kaçırdığı cihazlar dahil olmak üzere, ağa bağlı her cihaz otomatik olarak keşfediliyor ve sınıflandırılıyor.
Weismann, "Armis ve Elisity, güvenlik duruşumuzu ve politika uygulama süreçlerimizi daha sağlam bir hale getirmede büyük katkı sağladı," diyor.
Gelecekte Sağlık Siber Güvenliği Nasıl Şekillenecek?
2025 ve sonrası için birkaç trend, sağlık siber güvenliğinin evrimini şekillendirecek. AI tabanlı güvenlik çözümleri daha da sofistike hale gelerek daha doğru tehdit tespiti ve otomatik yanıt yetenekleri sunacak.
BT ve OT güvenliğinin birleşimi hızlanacak ve tüm bağlı sistemler arasında daha kapsamlı güvenlik kapsama alanı sağlanacak. Üçüncü parti saldırılar, veri ihlallerinin %62’sini oluşturduğundan dolayı, tedarik zinciri güvenliği kritik bir endişe haline gelecek.
Sağlık Güvenliği Liderleri Hangi Adımları Atmalı?
2025’te güvenlik duruşunu artırmak isteyen sağlık kuruluşları, tüm bu bilgileri dikkate alarak güçlü bir temel oluşturmalıdır. Mevcut ağ mimarinizi yeni düzenleyici standartlara karşı değerlendirerek, gerektiğinde segmentasyon kontrolleri eklemeye odaklanmalısınız.
İlk aşamada, derhal uyum ihtiyaçlarını karşılayacak bir uygulama planı geliştirin. Ayrıca, çözüm sağlıyıcılarıyla işbirliği yaparak sağlık sektörünün benzersiz zorluklarını anladıklarından emin olun.
Geleceğin siber güvenliği, sağlık kuruluşlarının hasta verilerini koruma, klinik operasyonların sürekliliğini sağlama ve düzenleyici gereklilikleri karşılama açısından atacakları adımlara bağlı olacak.


